13/07/2024
  1. Anasayfa
  2. İç Anadolu Bölgesi
  3. Çankırı'da Peri Bacaları Olduğunu Biliyor Muydunuz?

Çankırı'da Peri Bacaları Olduğunu Biliyor Muydunuz?

Çankırı, Türkiye'nin Kuzey Anadolu bölgesinde yer alan bir ilimizdir. Başkenti Çankırı olan ilimiz, Ankara'ya 120 km uzaklıkta bulunmaktadır. İl toprakları genellikle dağlık ve engebeli araziden oluşur. İlin kuzeyi yer alan Ilgaz Dağı, doğal güzellikleri ile öne çıkan hükümler.

Çankırı'nın ekonomik tarım, hayvancılık ve ormancılığa dayalıdır. Tarımda buğday, arpa, patates, pancar ve tütün yetiştirilmektedir. Ayrıca ilimizde kereste, kağıt ve mobilya üretimi de yapılmaktadır. Çankırı aynı zamanda termal turizm açısından da önemlidir. Yörede bulunan Kaplıcalar, uygulamalarının sağlık sorunlarına çözüm bulmalarına yardımcı olmaktadır.

Tarihi uzantıları da zengin bir ilimiz olan Çankırı, Hititler, Frigler, Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Selçuklular gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bu nedenle ilimizde birçok tarihi eser bulunmaktadır. Bunların en önemlileri arasında Çankırı Kalesi, Çankırı Müzesi, Ilgaz Dağı Milli Parkı, Alacahöyük Höyüğü, Hattuşaş Antik Kenti gibi yerler bulunmaktadır.

1-     Çankırı Kalesi

Çankırı Kalesi

Çankırı Kalesi, Çankırı ilinin merkezinde yer alan tarihi bir kale yapıdır. Kale, tarihi İpek Yolu'nun güzergahı üzerinde ve Kızılırmak vadisi boyunca önemli bir konumda bulunmaktadır.

Kalenin yapım tarihi hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır ancak Bizans dönemi veya daha önceki dönemlere ait olduğu düşünülmektedir. Kale, Selçuklu, Candaroğulları, Osmanlı ve Safevi dönemlerinde çeşitli tamirat ve eklemelerle günümüze kadar gelmiştir.

Kale, 4 kuleli bir yapıya sahiptir ve ortasında bir avlusu vardır. Avlunun ortasında, çevresinde çeşitli taş süslemeler bulunan bir çeşme yer almaktadır. Kale duvarları oldukça kalın ve sağlamdır. Kalenin girişi, doğu duvarındaki kapıdan sağlanmaktadır.

Çankırı Kalesi, günümüzde tarihi bir yapı olarak korunmakta ve turistler tarafından ziyaret edilmektedir. Ayrıca, kale etrafında yer alan tarihi evler ve sokaklar da görülmeye değerdir.

2-     Kırkpınar Yaylası Mesire Alanı

Kırkpınar Yaylası Mesire Alanı


Ilgaz/Kırkpınar Yaylası Mesire Alanı, Çankırı ilinin Ilgaz ilçesinde yer alan bir yayladır. Yaylaya Çankırı-Kastamonu karayolunun 60. kilometresinden batıya ayrılan 10 kilometrelik asfalt bir yol ile ulaşılmaktadır. Yayla, Çankırı iline 70 kilometre, Ilgaz ilçesine ise 20 kilometre mesafededir. Yaylanın rakımı 1650 metre olup, Ilgaz ilçesi sınırları içerisinde bulunmaktadır.

Kırkpınar Yaylası, çevredeki köylere ait yayla evleri ve geniş bir alana sahip bir göletle karakterizedir. Yaklaşık 55.000 metrekarelik bir alana sahip olan yayla, sarıçam, karaçam, göknar ağaçları ve çayırlarla çevrilidir. Kolay ulaşımı, muhteşem manzarası, temiz havası ve bol su kaynaklarıyla Kırkpınar Yaylası, günübirlik ziyaretçilerin yanı sıra atlı ve yaya yürüyüş, manzara seyri, kampçılık, karavan konaklama, fotoğrafçılık, dağ yürüyüşü gibi etkinlikler için oldukça çekici bir yerdir.

Kırkpınar Yaylası, doğa severler ve doğal güzelliklerin tadını çıkarmak isteyenler için mükemmel bir ortam sunmaktadır. Yayla, ziyaretçilere huzurlu bir atmosferde dinlenme ve doğayla iç içe vakit geçirme imkanı sunmaktadır. Ayrıca, yaylada bulunan gölet, serinlemek ve doğal güzelliklerin tadını çıkarmak isteyenler için harika bir seçenektir.

3-     Taş Mescid

Taş Mescid

Çankırı'da bulunan Taş Mescit, Selçuklu Dönemi'nden kalan önemli bir yapıdır. 1235 yılında Çankırı Atabeyi (Valisi) Cemalettin Ferruh tarafından inşa ettirilmiştir. İlk olarak Darüşşifa olarak yapılmış olan Taş Mescit'e 1242 yılında bir darülhadis (hadis okulu) eklenmiştir. Bu sayede, Çankırı'da sağlık kurumlarının ilk kurucusu olmuştur.

Maalesef, Taş Mescit moloz taştan yapıldığı için tamamen yıkılmıştır. Ancak halk arasında "Taş Mescit" olarak bilinen dâr-ûl hâdis bölümü günümüze kadar ayakta kalmıştır. Bu bölüm, mimari özellikleriyle dikkat çekmektedir.

Taş Mescit'in önemini artıran bir diğer faktör ise üzerinde bulunan iki figürlü taş parçasıdır. Birinci parçada, birbirine dolanan iki yılanın tasviri bulunmaktadır. Bu figür günümüzde "Tıp Sembolü" olarak kullanılmaktadır. İkinci parça ise bir kupaya dolanan yılan figürünü içermektedir ve günümüzde "Eczacılık Sembolü" olarak bilinir. Bu taş parçaları Taş Mescit üzerinde bulunmaktadır ve Çankırı Müzesi'nde sergilenmektedir.

Çankırı Mevlevihanesi ise Taş Mescit'in yanında bulunan ancak günümüze sadece fotoğrafları ulaşan bir yapıdır. Temel kalıntıları bulunan bu mevlevihane, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiştir.

4-     Bülbül Pınarı Mesire Alanı

Bülbül Pınarı Mesire Alanı

Bülbül Pınarı Mesire Yeri, Çankırı'nın Eldivan ilçesine 5 km mesafede, il merkezine ise 23 km uzaklıkta ormanlık bir alanda bulunmaktadır. Mesire yerine asfalt bir yol ile ulaşılmaktadır. Alanın içerisinde çam, meşe ve dere kenarlarında söğüt gibi ağaç türleri bulunmaktadır. Ayrıca fındık, kavak, yabani erik ve alıç gibi bitki türleri de mevcuttur.

Geniş bir alana yayılan mesire yerinde, oturma alanları, ocaklıklar, çeşmeler, umumi tuvaletler, büfe, yağmur barınağı, seyir terası ve kulesi, otopark, çocuk parkı, örme taş üzerine yapılmış ahşap köprü ve bungalov tipinde bir dinlenme evi gibi tesisler bulunmaktadır. Bu tesisler ziyaretçilere piknik yapma, dinlenme ve doğa ile iç içe zaman geçirme imkanı sunmaktadır.

Eldivan ilçesinde, Bülbül Pınarı Mesire Yeri'nin yanı sıra Karadere ve Saray Göletleri gibi alanlar da bulunmaktadır. Bu bölgelerdeki orman varlığı, çeşmeler ve su kaynakları ile birlikte piknik ve kamp yapmaya elverişli alanlar sunmaktadır. Doğal güzellikleriyle çevrili bu bölgeler, doğa severler ve ziyaretçiler için keyifli bir ortam sağlamaktadır.

5-     Çankırı Müzesi

Çankırı Müzesi

  Çankırı Müzesi, 9 Haziran 1972 tarihinde Çankırı'da faaliyet göstermeye başlayan bir müzedir. İlk olarak 116 parçalık bir eser koleksiyonunun sergilenmesiyle başlamıştır. Müze, zaman içinde büyümüş ve farklı alanlara yönelik koleksiyonlarıyla zenginleşmiştir.

Müzenin faaliyetleri 1976 yılına kadar Çankırı'daki Halk Eğitim Merkezi binasının alt katında sürdürülmüştür. Daha sonra, Halk Eğitim binasının yerine 100. Yıl Kültür Merkezi'nin yapılması nedeniyle müze geçici olarak Çankırı Lisesi'ne taşınmıştır. Bu süreçte, bir sınıf depo olarak kullanılmış ve müze faaliyetleri burada devam etmiştir. Ancak, müzenin eser sayısının artması ve mevcut fiziksel koşulların yetersiz hale gelmesi nedeniyle yeni bir binaya ihtiyaç duyulmuştur.

Bu doğrultuda, korunması gereken bir kültür varlığı olan Çankırı Hükümet Konağı ve adliye binası, müze olarak kullanılmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı'na tahsis edilmiştir. Restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından, 2017 yılında müze yeni binasında ziyarete açılmıştır. Binanın kapalı sergileme alanı 3000 m², açık sergileme alanı ise 600 m²'dir. Ayrıca müzede bir kafeterya da bulunmaktadır.

Çankırı Müzesi, Doğa Tarihi, Arkeoloji ve Etnografya bölümlerinden oluşmaktadır. Doğa Tarihi bölümünde, Çankırı Merkez Çorakyerler Mevki'nde 1997 yılından beri gerçekleştirilen kazılarda bulunan 8 milyon yıl öncesine ait fosiller sergilenmektedir. Bu fosiller arasında fillere, gergedanlara, koyunlara, keçilere, domuzlara, zürafalara, geyiklere ve primatların atalarına ait buluntular yer almaktadır.

Çankırı Müzesi, ziyaretçilere Çankırı'nın doğal tarihi, arkeolojik ve etnografik zenginliklerini keşfetme fırsatı sunmaktadır. Müzede sergilenen eserler, bölgenin kültürel ve tarihi mirasını yansıtmaktadır.

6-     Hüyük Yeraltı Şehri

Hüyük Yeraltı Şehri

Hüyük Yeraltı Şehri, Çankırı il merkezine 55 kilometre, Orta ilçesine ise 11 kilometre mesafede bulunan Hüyük Köyü'nde yer almaktadır. Bu yer altı şehri, M.S. 3-5. yüzyıllarda inşa edildiği ve kullanıldığı tahmin edilen bir yapıdır. 2005 yılında tespit edilmiş ve koruma altına alınmıştır. 2006 ve 2008 yıllarında ise Çankırı Müze Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen temizlik çalışmalarıyla tamamen ortaya çıkarılmıştır.

Hüyük Yeraltı Şehri, çok katlı ve karmaşık bir yapıya sahiptir. Küçük bir kilise, keşiş odaları, sarnıçlar ve diğer yaşam alanlarından oluşur. Bu yer altı şehri, o dönemdeki toplumun günlük yaşamını sürdürebilmek için kullanılan bir yerleşim alanıdır. Odalar ve diğer yapılar, insanların barınma, ibadet etme ve diğer faaliyetlerini gerçekleştirebilmeleri için tasarlanmıştır.

Hüyük Yeraltı Şehri'nin açığa çıkarılması, bölgenin tarihi ve kültürel değerlerini anlamak ve korumak açısından büyük öneme sahiptir. Ziyaretçiler, bu yer altı şehrini keşfederek antik döneme ait yaşamın izlerini görebilir ve bu benzersiz kültürel mirası yakından inceleme fırsatı bulabilirler.

7-     Akbaş Köyü Köprüsü

 Akbaş Köyü Köprüsü

Akbaş Köyü Köprüsü, Çankırı'nın Çerkeş ilçesinde bulunan bir kesme taş köprüdür. Köprü, Melan Çayı üzerine inşa edilmiştir. Yapımı 20. yüzyılın başında Çerkeşli Hacı Gökmen tarafından Safranbolulu ustalara yaptırılmıştır.

Akbaş Köyü Köprüsü, kesme taş malzeme kullanılarak inşa edilen ve Melan Çayı'nı geçmek için kullanılan bir köprüdür. Köprü, bölgedeki yerel ustalar tarafından yapılmıştır. Yapım tarihi ve diğer ayrıntılar hakkında daha fazla bilgiye sahip olunmamaktadır.

Akbaş Köyü Köprüsü, bölgenin taş köprü geleneğini yansıtan bir örnektir. Köy sakinleri ve çevredeki insanlar tarafından kullanılan bir geçit noktasıdır. Tarihi ve mimari açıdan ilgi çekici olabileceği düşünülen bu köprü, yerel kültürel mirasın bir parçasıdır.

8-     Bayramören Köprüsü

Bayramören Köprüsü, Çankırı ilçesi dışında Melan Çayı üzerinde bulunan bir köprüdür. İki gözlüdür ve ayakları kesme taştan, diğer kısımları ise ahşaptan yapılmıştır. Köprü, geniş bir geçiş alanına sahip olacak şekilde inşa edilmiştir. Kesme taş ayaklar üzerine kalaslar bindirilerek farklı bir mimari tarza sahiptir. Köprü, alaturka kiremit kaplı çatı ile örtülerek korunmuştur. Yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, 100-150 yıllık bir geçmişe sahip olabileceği tahmin edilmektedir.

Bayramören Köprüsü, hem işlevsel hem de mimari açıdan önemli bir yapıdır. Melan Çayı üzerindeki bu köprü, yerel halk ve ziyaretçiler tarafından kullanılan bir geçit noktasıdır. Kesme taş ayakları ve ahşap kısımlarıyla özgün bir görünüme sahiptir. Koruyucu çatısı sayesinde zamanla korunmuş ve ayakta kalmıştır.

Bu köprünün yapımıyla ilgili kesin tarih bilgisi olmasa da, geçmişten günümüze kadar varlığını sürdürmesi ve tahminlere göre 100-150 yıllık bir geçmişi olması, tarihi ve kültürel değerini vurgulamaktadır. Bayramören Köprüsü, bölgenin geçmişine ve mimari geleneğine tanıklık etmek isteyenler için ilginç bir noktadır.

9-     İndağı Kaya Mezarları

  İndağı Kaya Mezarları

Çankırı'nın Ilgaz ilçesinde yer alan İndağı Kaya Mezarları ve Salman Höyük, bölgenin tarihi ve arkeolojik zenginliklerini yansıtan önemli yerleşim alanlarıdır.

Salman Höyük, Ilgaz ilçesinin güneydoğusunda Çankırı-Kastamonu yolunun kenarında bulunan bir höyüktür. Höyüğün yüksekliği yaklaşık 20-25 metre olup tepesi düzdür. Çevresinde yapılan tarım çalışmaları ve kaçak kazılar sonucunda ortaya çıkan pişmiş topraktan yapılmış parçalar, buradaki yerleşimin Bizans ve Roma dönemlerine kadar uzandığını göstermektedir. Bu nedenle, Salman Höyük'ün çok daha eski dönemlere ait bir yerleşim alanı olduğu düşünülmektedir.

İndağı Kaya Mezarları ise bölgedeki anıtsal yapılar arasında yer almaktadır. Devrez Çayı'nın güneyinde ve Çankırı-Kastamonu yolunun solunda, kayalık ve yüksek bir tepenin doğu yamaçlarında bulunmaktadır. Bu alanda birçok insan eliyle oyulmuş mağara, kaya mezarı, kaya kilisesi olabileceği düşünülen tapınak ve amacı tam olarak bilinmeyen oyuklar bulunmaktadır. Bu alan, dini törenlerin yapıldığı ve muhtemelen Salman Höyük ile bağlantılı kutsal kabul edilen bir mekan olarak tahmin edilmektedir.

Kaya tapınakları, sarp ve dar geçitlerde, ulaşım yollarının geçtiği bölgelerde yapılmıştır ve kervanların talancılardan korunması, dua ve ibadet amacıyla kullanılmıştır. İndağı Kaya Mezarları, 2000 yılında yol açılarak ulaşım sağlanmış ve yol asfaltlanmıştır. Ayrıca çevre düzenlemesi ve aydınlatma çalışmaları yapılarak kaya mezarlarına çekicilik kazandırılmıştır. Bu sayede ziyaretçiler, İndağı Kaya Mezarları'nı keşfedebilme imkanına sahip olmaktadır.

10-  Sakaeli Kaya Mezarları ve Peri Bacaları

Sakaeli Kaya Mezarları ve Peri Bacaları

Sakaeli Kaya Mezarları, Çankırı'nın Sakaeli köyünde yer alan antik döneme ait mezar yapılarıdır. Bu mezarlar genel olarak Roma ve Bizans Dönemlerine ait olduğu düşünülmektedir. Köyün sırtını yasladığı tepenin güneyinde dik inen yamaçlarda bulunmaktadır.

Tortul kaya özellikleri gösteren tepenin yüzeyindeki oyuklar, yerel halk tarafından farklı amaçlarla kullanılmaktadır. Oyuklar farklı yükseklik ve genişliklere sahiptir ve tek odalı, birbirine geçişli, basamaklarla inilen iki odalı bölmeli, aydınlatma pencereli gibi özellikler göstermektedir. Kare veya dikdörtgen planlıdır ve düz kubbe veya semerdam tavanlara sahiptir. Duvarlarda açılmış küçük ve büyük nişler bulunmaktadır. Bu mezarlar bazılarının girişleri kemerlidir ve içerisinde ölü sedirleri bulunmaktadır. Taban ölçüleri 1.5x1.5 ile 10.0x10.0 metre arasında değişirken, tavan yükseklikleri 2-3.5 metre arasında değişmektedir. Oyuklar arasında 27 basamakla inilen bir sulu in (su merdiveni) bulunmaktadır.

Devrez Çayı'nın akış yönünde, köye 2 kilometre mesafedeki Gelin Kayası mevkiinde ise peri bacaları oluşumları ve bu peri bacaları arasında yer alan kaya mezarları ilginç manzaralar oluşturmaktadır. Peri bacaları, zamanla erozyonun etkisiyle oluşan doğal şekillere verilen isimdir.

Sakaeli Kaya Mezarları ve Peri Bacaları, bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerini yansıtan önemli noktalardır. Ziyaretçiler bu alanda antik mezarları keşfedebilir ve doğal oluşumlarla birlikte etkileyici manzaraların tadını çıkarabilirler.

11-  Beşdut Kaya Mezarları

  Beşdut Kaya Mezarları

Beşdut Kaya Mezarları, Çankırı ilinin merkeze bağlı Beşdut Köyü'nde bulunan antik döneme ait mezar yapılarıdır. Bu mezarlar, dere kenarındaki kayalara oyulmuştur. Beşdut Köyü'nde iki farklı tip kaya mezarı bulunmaktadır: sütunlu mezar ve sütunsuz mezar.

Sütunlu mezar, yaklaşık 10 metre genişliğinde ve 2 metre yüksekliğindedir. Yuvarlak gövdeli sütunlar, kaidesiz bir şekilde yapılmıştır. Giriş kısmı kare biçimindedir. Duvarlar ve tavan düzgün bir şekilde oyulmuştur.

Sütunsuz mezar ise sütunlu mezarın hemen yanında yer almaktadır ve yaklaşık olarak 8x10 metre ölçülerindedir. Girişten mezar odasına geçiş, dörtgen biçiminde yapılmıştır. Duvarlar ve tavan yine düzgün bir şekilde oyulmuştur. Bu mezarların M.Ö. 6. yüzyıla kadar uzandığı düşünülmektedir.

Beşdut Köyü'nde bulunan bu kaya mezarlarının yanı sıra bölgede benzer tarzda yapılmış başka kaya mezarları da bulunmaktadır. Bu mezarlar, geçmiş dönemlerde bölgede yaşayan topluluklar tarafından kullanılmış ve önemli bir kültürel miras olarak günümüze ulaşmıştır.

12-  Çivitcioğlu Medresesi

Çivitcioğlu Medresesi


Çivitcioğlu Medresesi, Çankırı il merkezinde yer alan ve 17. yüzyıldan günümüze ulaşmış bir eserdir. Medrese avlusunda bulunan yapı, iki katlı ve doğu-batı yönünde sıralanmış tek sıra hücrelerden oluşmaktadır. Her iki katta da ahşap revaklar bulunmaktadır.

Günümüzde Çankırı Belediyesi tarafından Geleneksel Türk Süsleme Sanatları Merkezi olarak kullanılan Çivitcioğlu Medresesi, ziyaretçilere geleneksel Türk süsleme sanatlarıyla ilgili çalışmaları ve el sanatlarını tanıtma imkanı sunmaktadır. Burada yer alan atölyelerde, Türk süsleme sanatlarına ait teknikler ve ustalıkla yapılan ürünler sergilenmekte ve eğitimler verilmektedir. Medrese, Çankırı'nın kültürel mirasını yaşatma ve gelecek nesillere aktarma amacıyla önemli bir merkez haline gelmiştir.

13-  Buğday Pazarı Medresesi

Buğday Pazarı Medresesi, Çankırı il merkezinde Buğdaypazarı Camii avlusunda yer alan bir eserdir ve 18. yüzyıldan günümüze ulaşmıştır. Taş subasman üzerine ahşaptan inşa edilen iki katlı bir yapıdır ve kuzey-güney yönünde sıralanmış tek sıra hücrelerden oluşmaktadır.

Medrese, Çankırı Belediyesi tarafından işlevsel hale getirilmiştir. Etnografik eserlerin sergilendiği bir mekân olarak kullanılmakta ve Çankırı mutfağı ve kültürüne ait değerlerin üretimi, satışı ve sergilenmesi için kullanılmaktadır. Buğday Pazarı Medresesi, ziyaretçilere Çankırı'nın kültürel mirasını keşfetme ve geleneksel el sanatları ile tanışma fırsatı sunmaktadır.

14-  Kadınçayırı Tabiat Parkı

Kadınçayırı Tabiat Parkı

Ilgaz/Kadın Çayırı Tabiat Parkı, Çankırı'nın Ilgaz ilçesinde yer alan bir doğal güzellik alanıdır. Tabiat parkı, Çankırı-Ilgaz Kadın Çayırı Yıldıztepe Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi içerisinde bulunmaktadır. Çankırı il merkezine 70 kilometre, Ilgaz ilçe merkezine ise 17 kilometre mesafededir. Parka asfalt bir yol ile ulaşmak mümkündür.

Kadın Çayırı Tabiat Parkı, ormanlık bir alanda yer almaktadır ve göknar, çam, kavak gibi ağaç türleri ile çalılar bulundurur. Temiz havası ve doğal güzellikleriyle bilinen park, günübirlik ziyaretçilerin yanı sıra yaya yürüyüşü, manzara seyri, kampçılık, fotoğrafçılık gibi etkinliklerle ilgilenenler için oldukça cazip bir seçenektir.

Ilgaz/Kadın Çayırı Tabiat Parkı, ziyaretçilere doğanın tadını çıkarabilecekleri ve huzurlu bir atmosferde vakit geçirebilecekleri bir ortam sunmaktadır. Doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için ideal bir alan olan park, güzel manzaralarıyla da dikkat çekmektedir. Ayrıca, parkın sunduğu doğal ortam, fotoğrafçılar için harika bir çekim noktası olabilir.

15-  Ilgaz Kayak Merkezi

Ilgaz Kış Sporları Turizm Merkezi, Karadeniz ve İç Anadolu Bölgeleri arasında bulunan geniş bir alanda yer alan ve 1997 yılında Turizm Merkezi ilan edilen bir bölgedir. Bu turizm merkezi, Ilgaz Dağı Milli Parkı'nın da içerisinde yer almaktadır ve hem Çankırı hem de Kastamonu illeri sınırları içerisinde bulunmaktadır.

Çankırı sınırları içerisinde yer alan ve Doruk Mevkii olarak bilinen bölge, Ilgaz'a 23 kilometre, Çankırı'ya 73 kilometre, Ankara'ya 210 kilometre ve Kastamonu'ya ise 40 kilometre uzaklıktadır. Bu alan, topografik yapısı, zengin bitki örtüsü, doğal güzelliği, sağlıklı atmosferi ve zengin yaban hayatıyla dikkat çekmektedir. Aynı zamanda kış ve doğa sporları için de birçok imkan sunmaktadır ve özellikle kış döneminde yoğun ziyaretçi çekmektedir.

Ilgaz Kış Sporları Turizm Merkezi'nde, 57 odalı ve 165 yatak kapasiteli Ilgaz Doruk Oteli bulunmaktadır. Otel, Çankırı-Kastamonu karayoluna 700 metre uzaklıkta yer almaktadır. Kayakçılar için bir adet kısa pist ve bir adet baby-lift bulunmaktadır. Ayrıca, isteyen kayakçılar Kastamonu'ya ait tesislerden de faydalanabilmektedir. 2015 yılında planlanan ve izinleri alınan 1000 metrelik yeni pist ve 900 metrelik modern telesiyej ile kayakçılar, her iki il sınırları içerisindeki mekanik hat ve pistleri kullanma imkanına sahip olacaklardır.

Ilgaz Kış Sporları Turizm Merkezi, kış sporları tutkunları için çeşitli olanaklar sunan, konaklama imkanları bulunan ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine keyifli bir deneyim sunan bir turistik destinasyondur.

16-  Tuz Mağarası

Tuz Mağarası, Çankırı'nın merkez ilçesine 19 kilometre mesafede bulunan bir mağaradır ve hâlen özel sektör tarafından tuz üretimi yapılmaktadır. Mağarada üretimi tamamlanan galerilerin turizme kazandırılması amacıyla Çankırı Valiliği tarafından "Çankırı Kaya Tuzu Mağarasının Turizme Kazandırılması Projesi" hazırlanmıştır. Proje, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı'na (KUZKA) sunulmuş ve destek almaya hak kazanmıştır. İl Özel İdaresi tarafından ihalesi gerçekleştirilen proje halen yapım aşamasındadır.

Proje kapsamında, mağarada heykel ve rölyeflerin yer alacağı galeriler, Yaran Kültürü Tanıtım Galerisi, restoran, kafeterya, çok amaçlı toplantı salonu, çocuk oyun alanı, fosil müzesi, mescit, mağara içi ışık efekt sistemleri, dekoratif tuz havuzu, spor aktivite alanları ve astım, bronşit gibi akciğer rahatsızlıklarının tedavisine yönelik tuz terapi odaları yapılacaktır. Böylece, mağara sağlık turizmi açısından önemli bir mekân haline getirilecektir.

Tuz Mağarası, 2005 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü öğretim üyeleri ve öğrencileri tarafından kaya tuzundan üretilen heykellerin sergilendiği etkinliklere ev sahipliği yapmıştır. Ayrıca, Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi &TÜRKSOY ve Çankırı Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen etkinlikler kapsamında kaya tuzundan birebir ölçüde üretilen Orhun Abideleri de mağarada sergilenmektedir.

Mağarada, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Eski Dekanı Prof. Hüsamettin KOÇAN tarafından "Tuz Tadı" isimli bir resim sergisi düzenlenmiş ve piyano sanatçısı Tuluyhan UĞURLU tarafından piyano resitali verilmiştir.  Ayrıca Ahilik Kültürü Haftası kapsamında Yaran Gösterileri gerçekleştirilmiştir.

Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından "Turistik Yol Ağı"na dahil edilen ve 6 kilometrelik bölümü asfaltlanan yol ile mağaraya ulaşım daha konforlu hale gelmiştir.

Türkiyenin Gezginleri

Türkiyenin Gezginleri

Üyelik Tarihi: 30/05/2019

 

Yorum yapmak için giriş yapınız.