13/07/2024
  1. Anasayfa
  2. Marmara Bölgesi
  3. Kırklareli'nde Gezilecek Yerler I Harika Longoz Ormanlarını Keşfe Çıkın

Kırklareli'nde Gezilecek Yerler I Harika Longoz Ormanlarını Keşfe Çıkın

Kırklareli: Tarih, Doğa ve Kültürün Buluşma Noktası

Kırklareli, Türkiye'nin Trakya Bölgesi'nde yer alan ve Edirne, Tekirdağ ve İstanbul ile çevrili olan bir şehirdir. Bu şehir, Dereköy Sınır Kapısı gibi Türkiye'nin Avrupa'ya açılan önemli sınır kapılarına ev sahipliği yapmasıyla da dikkat çeker. Ancak Kırklareli sadece stratejik bir konumuyla değil, aynı zamanda sahip olduğu doğal güzellikler ve zengin kültürel mirasla da büyüleyici bir destinasyondur.

Kırklareli'nin Büyüsüne Kapılın

Kırklareli'nin coğrafi konumu oldukça çeşitli iklimleri içermektedir. Şehir merkezinde karasal iklim hüküm sürerken, Istranca Dağları'nın kuzey yamaçlarında Karadeniz iklimi etkili olur. Bu nedenle ziyaret zamanınızı ihtiyaçlarınıza göre seçebilirsiniz.

Kırklareli, hem kültürel hem de doğal açıdan zengin bir geçmişi yansıtır. Şehirdeki tarihi eserler ve yapılar, farklı medeniyetlerin izlerini taşır. Aynı zamanda Istranca Dağları'nın eteklerinde yer alması, doğa severler için muhteşem yürüyüş rotaları ve manzaralar sunar.

Kırklareli'ni Keşfedin

Ziyaretçilere Kırklareli'ni keşfetmek için önerilen süre 2-3 gündür. Bu süre, şehri gezip görmek, doğanın tadını çıkarmak ve kültürel zenginlikleri deneyimlemek için yeterli olacaktır. Ancak daha fazla ayrıntıya dalmak isterseniz, ziyaretinizi uzatmayı düşünebilirsiniz.

Kırklareli, Türkiye'nin dört bir yanından gelen ziyaretçilere kapılarını açar. Şehir, tarihi ve kültürel mirasının yanı sıra doğal güzellikleriyle de büyüleyici bir deneyim sunar. İster tarih meraklısı olun, ister doğa tutkunu, Kırklareli sizin için unutulmaz anılarla dolu bir destinasyon olabilir. Bu şehri ziyaret etmek için en iyi zamanı seçerken, kendi ilgi alanlarınızı ve tercihlerinizi göz önünde bulundurmalısınız. İster tarihi eserlere hayranlık duyan bir gezgin olun, ister doğanın güzelliklerini keşfetmek isteyen bir maceraperest, Kırklareli sizin için büyülü bir dünya sunuyor.

Doğal Güzellikler, Park ve Bahçeler

1-     İğneada Longozu

İğneada Longozu

Kırklareli'nin sakin kasabası Kıyıköyü'nde gizlenmiş olan İğneada Longozu, gerçek bir doğa harikasıdır. Bu özel doğal alan, dünya üzerinde sadece üç benzeri bulunan Longoz türü ormanları içermektedir. Özellikle kış aylarında, suların ormanlık alanı kapladığı bu benzersiz ekosistem, doğanın bize armağanıdır.

Doğanın Zenginliği: İğneada Longozu, organik çeşitliliği ile öne çıkar. Burası, su kuşları ve leylekler gibi birçok canlı için sonbahar aylarında geçiş alanı olarak kullanılır. Bu özel atmosfer, 184 farklı kuş türünün evi olmuş ve doğaya ayrı bir güzellik katmıştır.

Yeşilin Büyüsü: İğneada, doğaseverler için bir cennet gibidir. Burada yeşilin her tonunu gözlemleme şansına sahipsiniz. İğneada'nın nadir güzelliği, gelenleri fazlasıyla memnun eder. Bu huzurlu doğa alanı, şehrin gürültüsünden ve karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için mükemmel bir seçenektir.

İğneada Longozu, doğayı sevenler ve huzur arayanlar için ideal bir kaçış noktasıdır. Burada kendinizi yeşilin kollarına bırakarak, doğanın tadını çıkarabilir ve huzurun keyfini sürebilirsiniz. İğneada, şehrin gürültüsünden ve telaşından uzaklaşmak isteyenler için mükemmel bir seçenektir ve doğanın güzelliklerini keşfetmek isteyen herkesi bekliyor.

2-     Longoz Ormanları

Longoz Ormanları

Kırklareli ilinin sınırları içinde, özellikle Kıyıköy beldesinde yer alan İğneada Longoz Ormanları, 2007 yılında "milli park" statüsüne layık görülmüş nadir doğal güzelliklerden biridir. Toplamda 3155 hektarlık bir alanı kaplayan bu ormanlık bölge, Subasar Ormanları olarak da bilinir. Türkiye'de en büyük, Avrupa'da ise ikinci en büyük Longoz ormanları ekosistemine ev sahipliği yapar.

İğneada Longoz Ormanları, dünya üzerinde sadece üç benzerine rastlanan bir ekosisteme sahiptir ve toprakları organik açıdan son derece zengindir. Özellikle sonbahar aylarında, su kuşları ve leylekler gibi göçmen kuşlar için geçiş alanı olarak kullanılır. Bu nedenle doğa fotoğrafçıları ve doğa tutkunları için oldukça çekici bir destinasyondur.

Orman zemini sularla kaplıdır ve bu özelliği, farklı canlı türleri ve bitki çeşitliliği için ideal bir yaşam alanı sunar. Mert, Erikli, Pedina, Saka ve Hamam Gölü gibi doğal su alanları, burada bulunan canlıların yaşamını sürdürdüğü önemli bölgelerdir.

İğneada Longoz Ormanları, sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da nadir ve özel doğal alanlarından biridir. Bu muhteşem milli park, doğa severler ve ekoloji meraklıları için keşfedilmeyi bekleyen bir cennettir. Burayı ziyaret ederek doğanın sakinliğini ve güzelliğini deneyimlemenin tadını çıkarabilirsiniz.

3-     Bulanık Meşe Ormanı

Bulanık Meşe Ormanı

İğneada'nın eşsiz güzelliklerinden biri olan Bulanık Meşe Ormanları, doğa tutkunları için görsel bir şölen sunar. Bu ormanlar, hemen hemen her türden meşe ağacına ev sahipliği yapar. Sonbaharın gelmesiyle birlikte sarı ve turuncu tonlarıyla boyanan meşe ağaçları, muhteşem bir manzara oluşturur. Bahar ve ilkbahar aylarında ise yeşilin tüm tonlarıyla kaplanır, ormanın canlılığı artar.

Kırklareli'nin Demirköy ilçesinde bulunan İğneada beldesindeki Bulanık Meşe Ormanları, doğa severlerin huzur bulduğu eşsiz bir yerdir. Bu ormanlar, kuşların neşeyle öttüğü, akarsuların serin sularını çağladığı bir cenneti sunar.

Bölgede mavi ve yeşilin enfes birlikteliğine tanık olursunuz. Ayrıca, neredeyse bölgenin en büyük akarsularından biri olan Bulanık Dere, Hamdibey köyünden kaynaklanır ve Demirköy'ün batısındaki dağlardan doğan Dolapdere ve Üç Dereler ile birleşir. Bulanık Dere Longozu, bu birleşmeden sonra Karadeniz'e doğru yol alır.

İğneada'daki Bulanık Meşe Ormanları, doğanın zarafetini ve çeşitliliğini keşfetmek isteyenler için ideal bir destinasyondur. Burada sakinlik ve huzur içinde yürüyüş yapabilir, kuşları dinleyebilir ve doğanın tadını çıkarabilirsiniz.

4-     Bulanık Dere Longozu

Bulanık Dere Longozu

İğneada'nın en ünlü akarsularından biri olan Bulanık Dere Longozu, bu bölgedeki en büyük göl özelliğini taşır. Hamdibey Köyü'nden kaynağını alan bu dere, Demirköy'ün batısındaki dağlardan doğan Dolapdere ve Üç Dereler'in birleştiği Bıçkıdere mevkiinde Kavakdere'yi de sularına katarak Karadeniz'e doğru yol alır.

Bulanık Dere Longozu, bu uzun yolculuğun sonunda Deniz Gölü'ne ulaşır. Bu göl, İğneada'nın doğal güzelliklerinin bir parçasıdır ve bölgedeki doğal yaşamın önemli bir parçasını oluşturur. Gölün çevresi, göçmen kuşlar ve diğer canlılar için bir sığınak olarak kullanılır.

Bulanık Dere Longozu'nun bu yolculuğu, İğneada'nın muhteşem doğal zenginliklerini keşfetmek isteyenler için harika bir fırsattır. Bu benzersiz ekosistem, doğa tutkunları ve kuş gözlemcileri için cazip bir yerdir. Burada, doğanın güzelliklerini keşfederken huzur dolu anlar yaşayabilirsiniz.

5-     Hamam Gölü

Hamam Gölü

İğneada Longozu içinde yer alan yedi gölden biri olan Hamam Gölü, Bulanık Dere Longozu'nun yakınlarında bulunur ve kumsaldan yaklaşık 1200 metre uzaklıktadır. Bu gölün en belirgin özelliği, yaz aylarında su seviyesinin düşmesi ve en düşük seviyeye ulaşarak en küçük göl haline gelmesidir.

Hamam Gölü, içinde tatlı su levreği ve kerevit gibi canlıların barındığı bir göldür. Ancak bu gölü diğerlerinden ayıran özellik, nilüfer çiçeklerinin yetiştiği tek bölge olmasıdır. Bu güzel çiçekler, gölün sakin ve doğal atmosferine ayrı bir güzellik katar.

Hamam Gölü ve Longozu, Avrupa-Sibirya tatlı su florasını içerir ve 19 hektarlık bir alanı kaplar. Bu bölgede Bulgaristan, Rusya ve Tuna Nehri deltasından göç eden kuğu, yaban ördeği gibi göçmen kuşlara sıklıkla rastlanır. Doğa fotoğrafçıları ve kuş gözlemcileri için bu göl, benzersiz ve özel bir gözlem noktasıdır.

Hamam Gölü, İğneada Longozu'nun gizli bir cenneti gibi, doğayla iç içe olmak isteyenler için mükemmel bir kaçış noktasıdır. Burada doğanın huzur veren atmosferinin tadını çıkarabilir ve kuşların kanat çırpışlarını dinleyerek sakinliği bulabilirsiniz.

6-     Mert Gölü

  Mert Gölü

Mert Gölü, İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı'nın büyüleyici güzelliklerinden biri gibi görünüyor. Bu tür doğal alanlar, hem doğa severler hem de fotoğrafçılar için gerçekten özel ve keyifli yerler olabilir. Piknik yapmak, kano ve sandal gezileriyle gölün güzelliğini keşfetmek ve doğada yürüyüş yapmak, stres atmak ve doğayla daha yakın bir temas kurmak için harika fırsatlar sunar. Ayrıca, su kuşları ve diğer yerel fauna ile etkileşime girmek gölün çekiciliğini artırır. Mert Gölü gibi doğal güzelliklere sahip yerler, ziyaretçilerine huzur dolu bir deneyim sunar ve doğanın tadını çıkarmak isteyenler için idealdir.

7-     Saka Gölü Longozu

Saka Gölü Longozu

İğneada Longozu'nun en güney ucunda yer alan Saka Gölü Longozu, 5 hektarlık bir alanı kaplayan ve lagün gölü özelliği taşıyan benzersiz bir doğal oluşumdur. Bu göl, belirli dönemlerde denizle birleşen nadir bir kaynağa sahiptir ve İğneada Longozu'nun diğer göllerinden ayrılır.

Saka Gölü Longozu, diğer göllere kıyasla kumsalın kenarında konumlanır ve bu özelliğiyle farklılık gösterir. Bu küçük lagün gölü, çeşitli balık türlerine ev sahipliği yapar ve tıpkı bölgedeki diğer göller gibi koruma altındadır. Gölin büyük bir kısmı sazlıklarla kaplıdır ve doğal bir hayvanat bahçesi gibi birçok canlıya ev sahipliği yapar.

Saka Gölü Longozu, İğneada'nın doğal zenginliklerini keşfetmek isteyenler için ilginç bir durak noktasıdır. Bu gizemli lagün gölü, doğa severler ve kuş gözlemcileri için muhteşem bir keşif fırsatı sunar. Burada, doğal yaşamın zarif ve dokunaklı güzelliğinin tadını çıkarabilirsiniz.

8-     Cehennem Şelaleleri

  Cehennem Şelaleleri

Kırklareli'nin Vize ilçesinde yer alan Cehennem Şelaleleri, doğa severler ve macera arayanlar için mükemmel bir adres sunar. Bu doğa harikası şelaleler, kamp yapma ve doğa yürüyüşleri gibi etkinlikler için idealdir. Özellikle Marmara Bölgesi'nde görülmesi gereken yerlerden biri olarak kabul edilir ve İstanbul gibi büyük şehirlere yakın olması, birçok kişinin günübirlik ziyaret ettiği bir nokta haline gelmiştir.

Her zaman ziyaretçilerin ilgisini çeken bu şelaleler, el değmemiş doğal güzellikleriyle sizi bekliyor. Bölgede herhangi bir konaklama tesisi bulunmadığı için en iyi konaklama seçeneği çadır kurmaktır. Ara sıra düzlük alanlar bulunsa da, nehir kenarında bile çadır kurabilirsiniz, özellikle küçük çadırlar için uygun birçok nokta bulunur.

Cehennem Şelaleleri'ne giderken, yolculuğunuzu daha konforlu hale getirmek için tüm ihtiyaçlarınızı yanınıza almanızı öneririm. Vize ve Saray ilçelerinde alışveriş yapabileceğiniz mağazalar bulunur, böylece ihtiyaçlarınızı kolayca karşılayabilirsiniz. Dere boyunca yürüyerek küçük bir şelaleye ulaşabilir veya diğer yönde giderek ardı ardına sıralanan küçük şelalelere rastlayabilirsiniz. Akasya ağaçlarıyla süslü bu bölge, kayalık yapısı ve muhteşem doğasıyla büyüleyicidir.

9-     Balkaya Şelalesi (Saklı Şelale)

Balkaya Şelalesi (Saklı Şelale)

Balkaya Şelalesi'nin bu doğal güzellikleri ve kamp alanlarıyla yaz aylarında ziyaretçileri cezbetmesi çok anlaşılır bir durum. Bembeyaz suları, serinleyebileceğiniz göletleri ve doğanın içinde huzurlu zaman geçirebileceğiniz yerleriyle Balkaya Şelalesi, doğaseverler ve aileler için harika bir kaçış noktası gibi görünüyor.

Ayrıca, Balkaya Köyü'nde taze alabalık ve yöresel mezeleri tadabileceğiniz alabalık çiftlikleri de bulunması bu bölgenin cazibesini artırıyor. Doğanın tadını çıkarırken lezzetli bir yemeğin keyfini çıkarmak, Balkaya Şelalesi ziyaretinizi daha da özel kılabilir. Bu tür doğal güzelliklere sahip bölgeler, hem dinlenmek hem de yerel kültürü ve lezzetleri keşfetmek isteyenler için harika seçenekler sunar.

10-  Kıyıköy Mağarası

Kıyıköy Mağarası

Kırklareli'nin Vize ilçesine bağlı Kıyıköy kasabasında bulunan Kıyıköy Mağarası, yerel halk tarafından Büyük Kurudere olarak adlandırılan akarsu yatağının yanında doğal bir oluşumdur ve kesinlikle görülmeye değer bir doğal güzelliktir.

Bu mağara, kireçtaşı içinde oluşmuş olan ve fosil içeren yarı aktif bir mağaradır. Mağara, vadi yamacında yaklaşık 25 metre yükseklikte bulunur ve ulaşımı oldukça zordur. Ancak bu zorluk, mağarayı keşfetmeye gelenleri cennet gibi bir doğal güzelliğe götürür.

Kıyıköy Mağarası'nın asıl sakinleri, kırmızı ve kahverengi mağara kelebekleri ile yarasalardır. Mağaranın büyük bir kısmı kurudur, ancak yağışlı dönemlerde sızan suların oluşturduğu küçük göller de görmeye değerdir. Bu gizemli yeraltı mağarası, doğa meraklıları ve macera arayanlar için keşfedilmeyi bekleyen bir hazine gibidir. Burayı ziyaret ederek doğanın gizemli dünyasını keşfetme fırsatını yakalayabilirsiniz.

11-  Dupnisa Mağarası

Dupnisa Mağarası

Trakya Bölgesi'nin turizme açılan ilk ve tek mağarası olan Dupnisa Mağarası, Karadeniz ikliminin etkisi altındaki Türkiye-Bulgaristan sınırında bulunur. Rezve Deresi'nin Istranca Dağları'nı derin vadilerle kesen bu bölgede yer alır. Mağara, yeşilin tüm tonlarına sahip yoğun bir bitki örtüsü ile çevrilidir. Bilimsel adıyla "Mağara Sistemi" olarak adlandırılan Dupnisa, ikinci jeolojik zamanda oluşmuş, birbiriyle bağlantılı iki kat ve üç mağaradan oluşur.

·        Toplam uzunluğu 2720 metre olan bu mağara sisteminin üst katında Kuru ve Kız Mağaraları bulunurken, 50-60 metre aşağıda Sulu Mağara yer almaktadır. Sulu Mağara, içinden sürekli akan yer altı bir nehrin geçtiği 1977 metrelik bir mağaradır.

·        Yaklaşık 4 milyon yıldır oluşan bu büyük yer altı sistemi, damla taşlarıyla ünlüdür. Mağarada süt beyazından kırmızı ve kahverenginin tüm tonlarına sahip sarkıt, dikit, sütunlar, perde ve bayrak damla taşları ile göz kamaştırıcı bir görüntü sunar.

·        Mağara havasının sağlık açısından olumlu etkileri olduğuna inanılır.

·        2003 yılında ziyarete açılan mağaranın 250 metrelik Kuru Mağara ve 200 metrelik Sulu Mağara bölümleri ziyaretçilere açılmıştır. Bu bölümlerde yürüyüş yolları ve aydınlatma bulunmaktadır. Mağara, yer altı nehrine sahip olduğundan, macera ve doğa sporu tutkunları için harika fırsatlar sunar.

Dupnisa Mağarası, doğa ve tarih severler için büyüleyici bir yeraltı dünyası sunar. Bu benzersiz doğa harikasını ziyaret ederek hem muhteşem doğal güzellikleri keşfedebilir hem de sağlık açısından faydalı bir deneyim yaşayabilirsiniz.

12-  Yanasu Mağarası

Yanasu Mağarası

Kırklareli'nin Vize ilçesine 20 kilometre uzaklıkta bulunan Yanasu Mağarası, Balkaya Köyü'nde konumlanır. Mağaraya ulaşmak için Vize-Kıyıköy yolundan 8 kilometre ayrılan Balkaya yolunu kullanabilirsiniz. Ayrıca Kıyıköy-Aksicim-Balkaya veya Saray-Bahçeköy-Aksicim-Balkaya yollarını takip ederek de mağaraya ulaşabilirsiniz.

Yanasu Mağarası'nı Ziyaret Etmek İçin Neden Gitmelisiniz?

Mağara yaklaşık 1200 metre uzunluğundadır ve iki ayrı koldan oluşur. Ana galeri, girişte bulunan çöküntü salonuna bağlıdır ve mağaranın aktif bölümüdür.

Mağaranın içinde sürekli akan bir akarsu bulunur ve bu bölümde derinliği 0,5 ile 1,5 metre arasında değişen birçok damlataş havuzu bulunur. Damlataş havuzları, göllerin üzerine saçaklar gibi inen ve tabandan yükselen şekillerdir. Bu özellikler, mağaraya benzersiz bir atmosfer kazandırır.

Yanasu Mağarası'nın içi doğal güzelliklerle doludur ve doğa severler için büyüleyici bir deneyim sunar.

Yanasu Mağarası, doğa meraklıları ve mağara keşfi yapmak isteyenler için mükemmel bir yeraltı dünyası sunar. Mağaranın güzellikleri, doğal oluşumları ve sakin atmosferi, ziyaretçileri büyüler. Eğer Kırklareli'nde bulunuyorsanız, bu gizemli mağarayı keşfetmek için fırsatı kaçırmayın.

13- Aşıklar Tepesi

Aşıklar Tepesi

Kıyıköy'deki en ünlü mekanlardan biri olan Aşıklar Tepesi, muhteşem bir manzaraya sahip olup hem arabayla hem de yürüyerek kolayca ulaşılabilir. Bu tepede unutulmaz bir deneyim yaşayabilirsiniz.

Eğer aracınız varsa, tepenin yakınında bulunan bir noktaya park edebilir ve dilediğiniz kadar manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Ayrıca, arabasız geldiyseniz tepenin zirvesine doğru keyifli bir yürüyüş yapabilirsiniz. Tepede, gün batımının keyfini çıkarırken bir fincan çay içmek için uygun bir mekan da bulabilirsiniz.

Aşıklar Tepesi, Kıyıköy'ün güzelliklerini keşfetmek ve muhteşem bir manzara eşliğinde huzurlu anlar yaşamak isteyenler için harika bir seçenektir. Tepeden açılan bu büyüleyici manzara, ziyaretiniz boyunca unutamayacağınız bir deneyim sunacaktır.

14- Selvez Koyu

Selvez Koyu

Kırklareli'nin Vize ilçesinde bulunan Selvez Koyu, bölgedeki diğer koylara göre daha sakin ve huzurlu bir alternatif sunar. Özellikle çocuklu aileler için ideal bir tercihtir. Limandan biraz uzakta bulunan koy, yaz aylarında denize girmek ve serinlemek isteyen aileler tarafından sıkça tercih edilir. Ayrıca kamp yapmayı veya karavanla seyahat etmeyi sevenler için de uygun bir seçenektir.

Ancak Selvez Koyu'na ulaşımı biraz zor olabilir. Yollar kötü durumda olabilir ve araçla gitmek bazı zorluklara neden olabilir. Ayrıca koyda aracınızı park edebileceğiniz özel bir alan bulunmayabilir. Bu nedenle ziyaret etmeyi planlıyorsanız, bu zorlukları göz önünde bulundurarak hazırlıklı olmalısınız. Selvez Koyu, doğanın huzurlu kollarında vakit geçirmek isteyenler için mükemmel bir kaçış noktasıdır.

15- Poliçe Koyu

Poliçe Koyu

Kırklareli'nin Vize ilçesine bağlı Kışlacık Köyü sınırlarında yer alan Poliçe Koyu, Kıyıköy ve Panayır İskelesi Koyu arasında muhteşem bir konuma sahiptir. Doğal güzellikleriyle büyüleyen bu koy, tatlı görünümü ve kumsalıyla dikkat çeker. Etrafı ormanlarla çevrili olan Poliçe Koyu, kamp yapmayı ve karavanla seyahat etmeyi sevenler için popüler bir destinasyondur.

Kıyıköy'e yürüme mesafesinde bulunan koy, orman içindeki yolları takip ederek kolayca ulaşabileceğiniz bir konumdadır. Bu koyun sakin atmosferi ve doğanın içindeki huzur verici ortamı, ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşatır. Poliçe Koyu, Kırklareli'nin doğal güzelliklerini keşfetmek ve denizin tadını çıkarmak isteyenler için ideal bir kaçış noktasıdır.

16- Panayır İskelesi Koyu

 Panayır İskelesi Koyu

  Poliçe Koyu'ndan İğneada yönüne devam ettiğinizde, göz kamaştırıcı güzelliği ile sizi karşılayan Panayır Koyu'na ulaşacaksınız. Bu koy, kalkan balığı avcılığının popüler olduğu bir nokta olup denize kaymış kıyı oluşumlarıyla dikkat çeker.

Kışlacık Köyü'ne 47 kilometre uzaklıkta bulunan Panayır Koyu, yeşil ormanlarla çevrili muhteşem bir kumsala sahiptir. Ayrıca koyun geri kalan alanları da ormanlarla kaplıdır. Mavi ve yeşilin buluştuğu bu güzel koy, sessiz ve sakin bir atmosfere sahiptir ve kamp yapmayı ve karavan turizmini sevenler için oldukça uygundur.

Panayır Koyu, doğanın kucakladığı huzur dolu bir kaçış noktası arayanlar için mükemmel bir seçenektir. Burada denizin tadını çıkarabilir, doğanın güzellikleriyle iç içe zaman geçirebilirsiniz.

17- Beğendik Plajı

Beğendik Plajı

Kırklareli'nin sevimli köylerinden biri olan Beğendik'teki Beğendik Plajı, özellikle yerel halkın sıkça tercih ettiği bir dinlenme alanıdır. Burada deniz genellikle dalgalı ve derindir, bu nedenle suya girmeden önce dikkatli olmanız önemlidir.

Beğendik Plajı, Bulgaristan'a karşı yüzme keyfi sunan temiz ve berrak deniziyle ünlüdür. Buraya geldiğinizde, plajda bulunan Sabri Usta'nın teneke tavuğunu tatmanızı kesinlikle öneririm. Bu yerel lezzet, ziyaretinizi daha da özel kılacaktır.

Beğendik Plajı, sıcakkanlı bir köyün güzel bir plajıdır ve Kırklareli'nin doğal güzelliklerini ve kültürel lezzetlerini deneyimlemek isteyenler için harika bir seçenektir.

18- Katros Plajı

Kıyıköy'e 18 kilometre uzaklıkta yer alan Katros Plajı, 500 metre uzunluğunda ve 200 metre genişliğindedir. Bu plajın kendine özgü güzelliklerinden biri temiz denizi ve ince kumlu sahilidir. Plajın kuzey ve güney yönleri ormanlarla çevrili, bu da sakin bir atmosfer sunar.

Deniz sıcaklığı Haziran ayında yaklaşık 20 derece iken, Ağustos ayında 26 dereceye kadar çıkar. Katros Plajı, çadırla kamp yapmayı sevenler için uygun bir yerdir. Ayrıca plajın çevresinde restoranlar, büfeler, tuvaletler ve çay bahçeleri gibi tüm ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz olanaklar bulunur.

Katros Plajı çevresinde, ormanların içinden geçen Bahçeköy Deresi'nde kayık gezileri düzenlenmektedir. Bu geziler sırasında ormanın içinde huzurlu bir doğa deneyimi yaşayabilirsiniz. Bahçeköy Deresi'nin Karadeniz'e döküldüğü noktada lagün gölü bulunur ve Trakya Bölgesi'nin doğal olarak yetişen tek karaçam ormanlarına ev sahipliği yapar. Bu alan, çeşitli ağaç ve hayvan türlerinin yaşadığı özel bir doğa alanıdır. Katros Plajı ve çevresi, doğa severler için keşfedilmeyi bekleyen bir cennettir.

19- İğneada Plajı

 İğneada Plajı

Kırklareli iline bağlı Demirköy ilçesine ait İğneada, Bulgaristan ile sınırı paylaşan özel bir köydür. Denize uzaklığı 25 kilometre, sahil boyunca yaklaşık 10 kilometrelik bir kumsala sahiptir. Bu güzel bölgeye ulaşmak için asfalt yolları kullanabilirsiniz.

İğneada, konaklama konusunda çeşitli seçeneklere sahiptir. Merkezdeki 5 yıldızlı otel, Özel İdare'ye ait bir motel ve kamu kurumlarının dinlenme tesisleri ve konutları bulunur. Plajın etrafında ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz restoranlar, çay bahçeleri ve tuvaletler bulunmaktadır.

İğneada, doğal sit alanları ile ünlüdür ve ziyaretçilere çeşitli etkinlikler sunar. Kuş göçleri yolu üzerinde bulunduğu için kuş gözlemciliği yapmak isteyenler için mükemmel bir mekan sunar. Ayrıca dağ bisikleti turları, trekking ve oryantiring gibi doğa etkinlikleri de yapabilirsiniz. İğneada'nın üç farklı ekosisteme sahip olması bitki çeşitliliği gözlemlemek isteyenler için harika bir fırsattır.

Ayrıca, atlarla gezinti yapabileceğiniz, tarihi Liman Feneri, Sislioba Kalesi, Hamdibey Kalesi ve Gökyaka Kalesi gibi yerleri ziyaret edebileceğiniz birçok farklı aktivite de sunar. Ayrıca, deniz altındaki batıkları keşfetmek isteyenler için de harika bir fırsat sunar. İğneada, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında denize girmek için ideal bir yerdir, çünkü deniz suyu ve kumu oldukça elverişlidir. İğneada, doğanın cömertçe sunduğu bir cennettir ve her türlü doğa ve deniz aktivitesi için mükemmel bir mekandır.

20-  Kıyıköy Plajı

Kıyıköy Plajı

Karadeniz'in muhteşem kıyısı boyunca yer alan Kıyıköy, doğal güzellikleriyle ünlü bir köydür. Kayalık zemin üzerine kurulu olan bu köy, iki büyük doğal sit alanına ev sahipliği yapmaktadır. Kuzeyde Pabuçdere ve güneyde Kazandere, Karadeniz'e berrak sularını akıtarak muhteşem bir manzara sunar. Her iki dere de alabalık, sazan ve kefal balığı gibi türlerle ünlüdür ve doğal sit alanı olarak koruma altındadır. Bu sularda balık tutmak veya motorlu veya kürekli kayıklarla gezinti yapmak isterseniz fırsatınız vardır.

Papuçdere'nin Karadeniz ile birleştiği noktada uzun ve temiz bir plaj bulunmaktadır. Bu plaj, yaz aylarında kamp yapmak isteyenler için uygundur. Kıyıköy'de günübirlik olarak ziyaret edebileceğiniz birçok balık restoranı ve kafe bulunmaktadır. Ayrıca ev pansiyonculuğunun yaygın olduğu bu bölgede konaklama seçenekleri de mevcuttur.

Kıyıköy, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda tarihi ve kültürel zenginlikleriyle de dikkat çeker. Tarihi kalıntılar, köyün eski dokusunu yansıtırken, yerel halkın geleneksel yaşam tarzı da keşfedilmeyi bekleyen ilginç bir deneyim sunar. Karadeniz'in huzur verici atmosferi ve doğanın güzellikleri ile dolu bir köy olan Kıyıköy, tatilciler ve doğa severler için harika bir destinasyondur.

Tarihi Yerler ve Müzeler

1-     Aya Nikola Manastırı

Aya Nikola Manastırı

Aya Nikola Manastırı, Kırklareli ilinin tarihi ve kültürel öneme sahip önemli yerlerinden biridir.

Tarihi: Aya Nikola Manastırı, M.S. 6. yüzyılda Bizans İmparatorluğu döneminde inşa edilmiştir. Bu, manastırın son derece eski bir tarihe sahip olduğu anlamına gelir.

Mimari: Manastır, büyük taş kaya bloklarının içine oyulmuş bir kilise ve yan binalardan oluşur. Bu benzersiz mimari yapısı, manastırı hem tarihsel hem de görsel açıdan çekici kılar.

Tarihi Değişiklikler: Manastır, zaman içinde birkaç değişikliğe uğramıştır. Eklemeler ve tadilatlar, manastırın işlevselliğini artırmak ve genişletmek amacıyla yapılmıştır.

Keşiş Hücreleri: Manastırın içinde keşişlerin yaşadığı hücreler bulunmaktadır. Bu hücreler, manastırın günlük işlerini yürütmek ve ibadet etmek için kullanılmıştır.

Ziyaretçilere Açık: Aya Nikola Manastırı günümüzde ziyaretçilere açıktır. Tarih, kültür ve inanç meraklıları için ilginç bir durak olarak kabul edilir.

Turistik Aktiviteler: Manastır, çevresindeki doğal güzelliklerle birleşerek turistik aktiviteler için ideal bir yerdir. Ziyaretçiler, manastırı ziyaret ettikten sonra çevredeki doğal alanlarda yürüyüş yapabilir veya piknik yapabilirler.

Aya Nikola Manastırı, hem tarihi hem de dini açıdan büyük bir öneme sahiptir ve Kırklareli'nin zengin kültürel mirasının bir parçasıdır. Bu manastır, ziyaretçilere tarih ve doğanın birleştiği benzersiz bir deneyim sunar.

2-     İğneada Feneri

 İğneada Feneri

İğneada Feneri, Kırklareli'nin güzelliklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Tarihçe: İğneada Feneri, 1866 yılında Sultan Abdülmecit döneminde inşa edilmiştir. Fener, o dönemde Karadeniz kıyılarına seyir yapan gemilere yol göstermek ve sahilin tehlikeli noktalarını işaret etmek amacıyla yapılmıştır.

Mimari: Fener, Fransız mühendisler tarafından tasarlanmıştır. Beyaz taş ve tuğla kullanılarak inşa edilen fener, yüksek bir tepe üzerine yerleştirilmiştir. 60 metre yüksekliğiyle etkileyici bir görünüme sahiptir.

Denizcilik: İğneada Feneri, tarih boyunca denizciler için büyük önem taşımıştır. Karadeniz'in fırtınalı sularında seyir yapan gemiler için kritik bir rehber konumundadır.

Panoramik Manzaralar: Fener, yüksek bir tepede bulunur ve çevresine hakimdir. Bu nedenle, ziyaretçilere muhteşem Karadeniz manzaraları ve özellikle unutulmaz gün batımı görüntüleri sunar.

Doğa Yürüyüşleri: İğneada Feneri çevresi, doğa yürüyüşleri yapmak isteyenler için ideal bir alandır. Doğa severler için mükemmel bir yürüyüş rotası sunar.

Turistik Ziyaretler: İğneada'daki bu tarihi fener, turistik ziyaretler için popüler bir noktadır. Ziyaretçiler, hem tarihi hem de doğal güzelliklerin tadını çıkarabilirler.

İğneada Feneri, hem tarihi hem de doğal güzellikleriyle etkileyici bir destinasyon olarak Kırklareli'nin turistik cazibe merkezlerinden biridir. Bu bölgeyi ziyaret edenler, fenerin tarihini ve çevresindeki doğal güzellikleri keşfetmek için harika bir fırsata sahip olurlar.

3-     Vize Kalesi

Vize Kalesi

  Vize Kalesi, Kırklareli'nin tarihi ve kültürel zenginliklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Tarihçe: Vize Kalesi'nin Roma İmparatoru 1. Jüstinyen döneminde inşa edildiği tahmin ediliyor. Roma döneminde birçok kent için stratejik bir öneme sahip olan Vize (antik Bizye), bu nedenle kale inşa edilmiştir. Daha sonra Bizans ve Osmanlı dönemlerinde de kullanılmış ve onarılmıştır.

Mimari: Vize Kalesi, sağlam ve etkileyici bir mimariye sahiptir. Dört metrelik surları ve kalın duvarları ile surların üzerinden muhteşem manzaralar sunar. Kale, tarihi atmosferini koruyarak günümüze ulaşmıştır.

Manzara: Kale, Vize'nin en yüksek tepesinde yer alır ve çevresine hakim bir konumdadır. Bu nedenle kaleye çıkanlar, etkileyici bir manzara ile ödüllendirilirler. Kale duvarlarının üstünden şehir ve çevresi görünümü oldukça etkileyicidir.

Turistik Ziyaretler: Vize Kalesi, turistik ziyaretler için popüler bir noktadır. Ziyaretçiler, kaleyi keşfetmek ve tarihini öğrenmek için bu harika destinasyonu tercih edebilirler.

Kültürel Miras: Vize Kalesi, Kırklareli'nin tarihi ve kültürel mirasının bir parçasıdır. Bu nedenle tarih ve kültür meraklıları için önemli bir noktadır.

Vize Kalesi, hem tarih meraklıları hem de manzara severler için çekici bir yerdir. Kırklareli'nin zengin tarihini ve güzelliklerini keşfetmek isteyenler için mükemmel bir destinasyondur.

4-     Kırklareli Atatürk Evi

Kırklareli Atatürk Evi

  Kırklareli Atatürk Evi, Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinin önderi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk'ün doğduğu yer olan Selanik'teki evin bir kopyasıdır. Müze olarak düzenlenen bu ev, Atatürk'ün hayatına ve dönemine dair önemli bir anıt ve kültürel miras olarak korunmaktadır.

Tarihçe: Kırklareli Atatürk Evi, Selanik'teki orijinal evin tasarımına sadık kalarak inşa edilmiştir. Atatürk'ün doğduğu evin bir benzeri olarak Kırklareli'nde 1981 yılında inşa edilmiş ve müze olarak ziyarete açılmıştır.

Müze Koleksiyonu: Kırklareli Atatürk Evi, Atatürk'ün yaşamına ve dönemine dair birçok önemli objeyi içermektedir. Müze koleksiyonu, Atatürk'ün kişisel eşyalarından belgelere, üniformalardan madalyalara kadar birçok öğeyi barındırır. Ayrıca dönemin mobilyaları ve antikalar da sergilenir.

Ücretsiz Ziyaret: Kırklareli Atatürk Evi, halkın ücretsiz olarak ziyaret edebileceği bir müzedir. Pazartesi günleri hariç her gün ziyaretçilere açıktır. Bu, Atatürk'ün anısını yaşatma ve tarihini öğrenme fırsatı sunar.

Eğitim ve Kültür: Müze, özellikle okullar tarafından düzenlenen öğrenci gezileri için önemli bir eğitim kaynağıdır. Ziyaretçilere Atatürk'ün hayatı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna dair bilgi verir.

Bilinmeyen Fotoğraflar: Kırklareli Atatürk Evi, Atatürk'ün hayatına dair bilinmeyen veya pek bilinmeyen fotoğrafları da içerir. Bu nedenle tarih meraklıları için önemli bir kaynaktır.

Kırklareli Atatürk Evi, Atatürk'ün mirasını yaşatma ve genç nesillere tarihi bir perspektif sunma amacı taşır. Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinin ve cumhuriyetin kuruluşunun önemli bir simgesi olarak korunmaktadır.

5-     Demirköy Dökümhanesi

Demirköy Dökümhanesi

  Demirköy Dökümhanesi, tarihi ve endüstriyel öneme sahip bir yapı olarak Kırklareli'nin tarihine ışık tutan bir mekan olarak bilinir.

Tarihi Önem: Demirköy Dökümhanesi, Osmanlı İmparatorluğu'nun özellikle İstanbul'un fethi sırasında kullanılan devasa topların yapımında kullanıldığı bir dökümhane olarak inşa edilmiştir. İstanbul'un fethinde kullanılan topların birçoğu bu dökümhanede üretilmiştir.

Endüstriyel Tesis: Demirköy Dökümhanesi, Osmanlı döneminin ilk endüstriyel tesislerinden biri olarak kabul edilir. Bu tesis, top dökümü ve demir işleme gibi önemli üretim süreçlerini içeriyordu.

Koruma ve Restorasyon: Dökümhane, özenle korunmuş ve restore edilmiş bir tarihi alan olarak günümüze kadar gelmiştir. Ziyaretçiler, bu tarihi yapının endüstriyel geçmişini daha yakından inceleme fırsatına sahiptirler.

Gezi ve Fotoğrafçılık: Demirköy Dökümhanesi, tarih meraklıları ve fotoğrafçılar için ilginç bir mekan sunar. Tarihi yapının endüstriyel detayları ve büyüklüğü, görsel açıdan çarpıcı kareler yakalamak isteyenler için büyük bir potansiyele sahiptir.

Ziyaret: Demirköy Dökümhanesi, ziyaretçilere açıktır. Bu tarihi alanı ziyaret ederek Osmanlı döneminin endüstriyel mirasını keşfedebilir ve bu önemli tarihi olaylara tanıklık etmiş bir mekanı inceleyebilirsiniz.

Demirköy Dökümhanesi, Kırklareli'nin tarihini anlamak ve Osmanlı İmparatorluğu'nun savaş endüstrisiyle ilgili bilgi edinmek isteyenler için ilginç bir tarihi alanı temsil eder.

6-     Kanlıgeçit Höyüğü (Aşağı Pınar Açık Hava Müzesi)

Kanlıgeçit Höyüğü (Aşağı Pınar Açık Hava Müzesi)

Kanlıgeçit Höyüğü, Kırklareli'nin zengin tarihi geçmişini yansıtan önemli bir arkeolojik alan olarak öne çıkar.

Tarihi Önem: Kanlıgeçit Höyüğü, Kırklareli ilinin tarih öncesi ve antik dönemlere dayanan zengin tarihini yansıtan bir höyüktür. Eski Tunç Çağı'na kadar uzanan tarihi izlere sahiptir.

Arkeolojik Kalıntılar: Höyük, içerisinde yerleşim alanları, akropol, ve iç kale gibi arkeolojik kalıntıları barındırır. Bu kalıntılar, bölgenin tarih öncesi dönemlerdeki yerleşik hayatını ve kültürel gelişimini anlamamıza yardımcı olur.

Açık Hava Müzesi: Kanlıgeçit Höyüğü, açık hava müzesi olarak ziyaretçilere sunulmuştur. Bu sayede ziyaretçiler, tarihi kalıntıları daha yakından gözlemleyebilir ve bölgenin tarihini keşfetme fırsatı bulur.

Turistik ve Eğitici Gezi: Tarih ve arkeoloji meraklıları için önemli bir ziyaret noktası olan höyük, aynı zamanda öğrenci grupları ve tarih meraklıları için eğitici bir gezi alanıdır.

Doğa Yürüyüşleri: Kanlıgeçit Höyüğü çevresi, doğa yürüyüşleri için idealdir. Tarihi alanı ziyaret ederken aynı zamanda çevresindeki doğal güzelliklerin tadını çıkarabilirsiniz.

Kanlıgeçit Höyüğü, Kırklareli'nin tarihini ve antik geçmişini anlamak için önemli bir kaynaktır. Bu arkeolojik alan, ziyaretçilere zengin bir tarihi deneyim sunar ve bölgenin köklü geçmişini keşfetme fırsatı sunar.

7-     Gazi Süleyman Paşa Camii

 Gazi Süleyman Paşa Camii

Gazi Süleyman Paşa Camii, Kırklareli'nin tarihi ve kültürel mirasına önemli bir katkı sunan özel bir yapının öne çıkan özelliklerini taşıyor.

Tarihi Önem: Gazi Süleyman Paşa Camii, Bizans döneminde kilise olarak inşa edildi ve daha sonra Osmanlı döneminde camiye dönüştürüldü. Bu geçmişiyle hem Hristiyan hem de Müslüman kültürünün izlerini taşıyan nadir yapılardan biridir.

Mimari: Camii, Bizans dönemine ait kilise yapısının etkileyici özelliklerini yansıtırken, aynı zamanda Osmanlı dönemi cami mimarisiyle uyumlu bir görünüme sahiptir. Bu, tarihi ve kültürel geçmişin bir karışımını temsil eder.

Mozaikler: İç mekanında bulunan mozaikler, caminin Bizans dönemine ait kilise kimliğini gösteren önemli unsurlardır. Mozaikler, caminin tarihi ve estetik değerini artırır.

Restore Edilmiş Durumu: 2007 yılında gerçekleştirilen aslına uygun restore çalışmaları sayesinde Gazi Süleyman Paşa Camii, eski ihtişamını yeniden kazanmıştır. Bu restore çalışmaları, yapının uzun ömürlü olmasını ve gelecek nesillere aktarılmasını sağlamıştır.

İnanç Turları: Camii, inanç turları ve kültürel gezilerin popüler bir durağıdır. Ziyaretçiler, tarihi ve dini açıdan önemli bir mekanı keşfetme fırsatı bulurlar.

Gazi Süleyman Paşa Camii, hem tarihi hem de mimari açıdan zengin bir deneyim sunar. Kırklareli'nin tarihini ve kültürel mirasını daha iyi anlamak isteyenler için önemli bir ziyaret noktasıdır.

8-     Hızırbey Hamamı

Hızırbey Hamamı

   Hızırbey Hamamı, Kırklareli'nin tarihi ve kültürel mirasına katkıda bulunan özel bir yapıdır.

Tarihi Önem: Hızırbey Hamamı, 1383 yılında inşa edilmiştir ve Osmanlı döneminin erken dönemlerine aittir. Bu, hamamın hem tarihsel hem de kültürel açıdan büyük öneme sahip olduğu anlamına gelir.

Mimari: Hamam, klasik Osmanlı hamam mimarisinin güzel bir örneğini sunar. Dikkat çeken özelliklerden biri, otantik süslemeleri ve taş oymalarıdır. Bu süslemeler, hamamın estetik değerini artırır.

Hizmet Verme: Hızırbey Hamamı hala işlevsel bir hamam olarak kullanılmaktadır. Sıcaklık, soğukluk ve soyunma odası gibi geleneksel hamam bölümlerine sahiptir. Bu nedenle ziyaretçiler, geleneksel bir hamam deneyimi yaşama fırsatı bulabilirler.

Kültürel Gezi: Hamam, Kırklareli şehir merkezinde yer aldığı için ziyaretçiler için kolayca ulaşılabilir. Şehri ziyaret edenler için kültürel bir gezi noktasıdır ve şehirdeki diğer tarihi yerlere yakın bir konumdadır.

Hızırbey Hamamı, Osmanlı dönemi hamam mimarisi ve tarihi dokusu ile ilgilenen ziyaretçiler için önemli bir cazibe merkezidir. Kırklareli'nin tarihini ve kültürel geçmişini daha iyi anlamak için bu tarihi hamamı ziyaret etmek keyifli bir deneyim olabilir.

9-     Pehlivanköy Akarca köprüsü (Ergene Köprüsü)

Pehlivanköy Akarca köprüsü (Ergene Köprüsü)

Pehlivanköy Akarca Köprüsü, tarihi ve mimari önemiyle Kırklareli ilinde dikkat çeken bir yapıdır.

Tarihi Önem: Köprü, Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edilmiştir ve 16. yüzyıla dayanmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlar'dan Anadolu'ya geçişini sağlayan önemli bir geçiş noktası olan bu köprü, tarih boyunca stratejik bir rol oynamıştır.

Mimari Özellikler: Pehlivanköy Akarca Köprüsü, sağlam kesme taşlardan inşa edilmiş olup 7 gözlüdür. Bu gözler, köprünün uzunluğunu ve taşıma kapasitesini artırmak için tasarlanmıştır. Köprünün mimarisi, dönemin Osmanlı mimarlık tarzını yansıtmaktadır.

Kullanım: Günümüzde hala aktif olarak kullanılan bir köprüdür. Yaya ve araç trafiğine hizmet verir ve Ergene Nehri üzerindeki geçişi sağlar.

Manzara ve Fotoğraf: Köprü, çevresindeki doğal güzellikler ve nehir manzarasıyla birlikte harika fotoğraf fırsatları sunar. Ziyaretçiler, tarihi yapının yanı sıra bu güzel manzaraların tadını çıkarabilirler.

Turistik Gezi: Köprü, tarihi ve mimari önemiyle turistlerin ilgisini çeken bir noktadır. Kırklareli'ni ziyaret edenler için görülmeye değer bir cazibe merkezidir.

Pehlivanköy Akarca Köprüsü, Osmanlı İmparatorluğu'nun tarihi mirasını ve köprünün stratejik önemini gösteren anlamlı bir yapılardan biridir. Tarihi ve kültürel ilgiye sahip olanlar için bu köprü, Kırklareli'nin önemli bir simgesidir.

10-  Pınarhisar Kalesi

Pınarhisar Kalesi

Tarihi Önem: Pınarhisar Kalesi'nin kökeni Bizans İmparatorluğu'na kadar gitmektedir. 5. yüzyılda inşa edildiği düşünülen kale, Bizans döneminde bir karakol olarak kullanılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ise çeşitli eklemelerle kullanılmıştır.

Mimari Özellikler: Kale, kesme ve moloz taşlardan inşa edilmiştir. İki burcuyla dikkat çeker ve dış duvarları oldukça kalındır. İçindeki yapılar arasında cami ve hamam gibi yapılar da bulunmaktadır.

Stratejik Konum: Pınarhisar Kalesi'nin stratejik bir konumda olduğu düşünülmektedir. Tarihi boyunca bu kale, bölgenin güvenliğini sağlamak ve denetlemek amacıyla kullanılmıştır.

Turistik Gezi: Günümüzde ziyaretçilere açık olan kale, tarih ve mimari meraklıları için ilgi çekici bir cazibe merkezidir. Kaleyi ziyaret edenler, tarihi atmosferi hissedebilir ve muhteşem manzaraların tadını çıkarabilirler.

Pınarhisar Kalesi, Kırklareli ilinin tarihini yansıtan ve korunan önemli yapılarından biridir. Bu kale, geçmişin izlerini sürmek ve bölgenin tarihini anlamak isteyen ziyaretçiler için ilginç bir destinasyondur.

11-  Kadı Camii

Tarihî Köken: Kadı Camii, 1577 yılında inşa edilmiştir. Bu nedenle cami, Osmanlı İmparatorluğu dönemine ait önemli bir tarihi eser olarak kabul edilir.

Mimari Özellikler: Cami, kesme taşlar kullanılarak inşa edilmiştir. Kare planlıdır ve oldukça sade bir tasarıma sahiptir. Restorasyon çalışmaları sayesinde caminin etkileyici taş işçilikleri ve geleneksel alaturka kiremitleri hala korunmaktadır.

Kapasite: Kadı Camii'nin iç mekânı 200 kişilik bir cemaati ağırlayacak kapasiteye sahiptir. Cami, yerel halkın ibadetlerini gerçekleştirdiği bir merkez olmuştur.

Kültürel Değer: Bu tarihî camii, hem dini hem de kültürel bir değere sahiptir. Ziyaretçiler, caminin mimari zarafeti ve tarihi atmosferi ile etkilenebilirler.

Kadı Camii, Kırklareli'nin tarihî ve kültürel mirasının önemli bir parçasını temsil eder. Bu camiyi ziyaret edenler, şehirdeki tarihî dokunun bir parçasını keşfetme fırsatına sahip olurlar.

12-  Babaeski Köprüsü

Babaeski Köprüsü

  Tarihî Köken: Babaeski Köprüsü, 1633 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nun 4. Murat döneminde inşa edilmiştir. Bu dönemde inşa edilen köprüler, askeri ve ticari hareketliliği kolaylaştırmak amacıyla sıkça yapılmıştır.

Mimari Özellikler: Köprü, dönemin mimari tarzına uygun olarak kesme taşlar kullanılarak inşa edilmiştir. Kemerli bir yapıya sahiptir ve köprü üzerindeki taş işçiliği oldukça etkileyicidir. Köprünün üzerinde gözetleme kuleleri de bulunmaktadır.

Kullanım: Babaeski Köprüsü, günümüzde hala kullanılmaktadır. Bu nedenle hem tarihî bir yapı olarak korunmuş hem de işlevselliğini sürdürmüştür.

Kültürel Değer: Köprü, Kırklareli'nin tarihî ve kültürel mirasının bir parçasını temsil eder. Ziyaretçiler, köprünün tarihi atmosferi ve mimari zarafeti ile etkilenebilirler.

Babaeski Köprüsü, Kırklareli'nin tarihi ve turistik cazibesini artıran önemli bir yapıdır. Tarih ve mimariye ilgi duyanlar için keyifli bir gezi noktası olabilir.

13-  Sislioba Kalesi

 Sislioba Kalesi

Tarihî Köken: Sislioba Kalesi'nin kökeni Roma İmparatorluğu'na kadar uzanır. Kale, Roma döneminde bir garnizon olarak kullanılmıştır ve sonraki dönemlerde de Bizans İmparatorluğu tarafından sürdürülmüştür.

Mimari Özellikler: Kale, sağlam bir taş yapısıyla inşa edilmiştir. Düz yontma taşlar ve kireç harcı kullanılarak oluşturulan mimari detaylar, kaleyi görsel olarak etkileyici kılar. Bu tür kalıntılar, o dönemin inşaat becerilerini ve mühendislik yeteneklerini yansıtır.

Çevresel Değer: Sislioba Kalesi, gür ormanlar arasında bulunur ve doğa yürüyüşleri için uygun bir alan sunar. Ziyaretçiler, kaleyi ziyaret ederken aynı zamanda doğanın tadını çıkarabilirler.

Tarihî Keşif: Sislioba Kalesi'nin yakınında, Demirköy gibi tarihi köyler de bulunur. Bu bölgeler, Osmanlı dönemine ait tarihi yapılar ve köy dokularıyla ilgi çekicidir.

Sislioba Kalesi, tarih ve doğa severler için çekici bir gezi noktasıdır. Tarihi atmosferi ve çevresel güzellikleriyle bir araya gelir ve ziyaretçilere benzersiz bir deneyim sunar.

14-  Kıyıköy Kalesi

Kıyıköy Kalesi

  Tarihî Köken: Kıyıköy Kalesi, Bizans dönemine kadar uzanan köklü bir tarihe sahiptir. 6. yüzyılda Bizans İmparatorluğu döneminde inşa edildiği tahmin edilmektedir. Bu nedenle kale, yaklaşık 1500 yıl öncesine dayanan bir geçmişe sahiptir.

Mimari Özellikler: Kale, kesme ve moloz taşlardan yapılmış sağlam duvarlara sahiptir. Duvarlarının 2,5 metre kalınlığında olması, savunma amaçlı inşa edildiğini gösterir. Kale içerisindeki yapılardan bazıları hala ayaktadır.

Panoramik Manzaralar: Kıyıköy Kalesi'nin en çarpıcı özelliklerinden biri, yüksek bir tepede yer alması ve çevresinde panoramik manzaralar sunmasıdır. Ziyaretçiler, kaledeki basamaklı merdivenleri tırmanarak çevresini gözlemleyebilir ve güzel fotoğraflar çekebilirler.

Tarihî İzler: Kalede gezerken, tarihî izlere rastlayabilirsiniz. Bu izler, geçmişteki yaşam tarzı ve savunma yapıları hakkında önemli bilgiler sunar.

Kıyıköy Kalesi, tarihi ve doğal güzellikleri bir araya getiren bir gezi noktasıdır. Ziyaretçiler, bu eski kalede hem tarihî bir yolculuk yapabilir hem de muhteşem manzaraların tadını çıkarabilirler.

15-  Zafer Çeşmesi

Tarihî Köken: Zafer Çeşmesi, 1917 yılında inşa edilmiştir. Bu, I. Dünya Savaşı sırasında yapılmış bir tarihi eserdir. Çeşme, dönemin önemli olaylarına ve tarihî süreçlere tanıklık etmiştir.

Konumu: Zafer Çeşmesi, Lüleburgaz'ın merkezinde, İstanbul Caddesi üzerinde yer almaktadır. Bu nedenle şehrin önemli noktalarından birinde bulunur ve ziyaretçiler için kolayca erişilebilir bir konumdadır.

Mimari Özellikler: Çeşme, kare planlı bir tasarıma sahiptir ve etkileyici bir kubbe ile örtülüdür. Taş işçiliği ve süslemeleriyle dikkat çeker. Restorasyon çalışmaları sayesinde aslına uygun bir şekilde restore edilmiş ve tarihi görkemini korumuştur.

Tarihi ve Kültürel Değer: Zafer Çeşmesi, Lüleburgaz'ın tarihine ve kültürel kimliğine önemli bir katkı sağlar. Şehir sakinleri için sembolik bir değere sahiptir ve tarihle bağlarını güçlendirir.

Ziyaret: Çeşme, ziyaretçiler için açıktır. Lüleburgaz'ı ziyaret edenler, bu tarihi çeşmeyi görmek ve şehrin tarihini daha yakından keşfetmek için burayı ziyaret edebilirler.

Zafer Çeşmesi, Lüleburgaz'ın geçmişine saygı duruşunda bulunan ve tarihî bir anıt olarak önemini koruyan bir yapıdır. Ziyaretçilere şehrin kültürel ve tarihi zenginliklerini keşfetme fırsatı sunar.

16-  Alpullu Köprüsü (Mimar Sinan Köprüsü)

Alpullu Köprüsü (Mimar Sinan Köprüsü)

  Alpullu Köprüsü, Mimar Sinan tarafından inşa edilen ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde önemli bir yapı olan tarihi bir köprüdür.

Mimar Sinan Eseri: Alpullu Köprüsü, ünlü Osmanlı mimarı Mimar Sinan'ın eserlerinden biridir. Mimar Sinan, Osmanlı İmparatorluğu'nun en ünlü ve etkili mimarlarından biri olarak kabul edilir ve birçok önemli eser tasarlamıştır.

Tarihi Önem: Köprü, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Tekirdağ ile Edirne arasında önemli bir ticaret yolu üzerinde yer almaktadır. Bu nedenle ticaretin ve ulaşımın kolaylaştırılması için stratejik bir konuma sahiptir.

Mimari Özellikler: Alpullu Köprüsü'nün en dikkat çekici özelliklerinden biri sivri kemerleridir. Ayrıca taş oymaları ve sağlam taş yapısı ile bilinir. Köprünün tasarımı ve inşaatı, Mimar Sinan'ın ustalığını ve dönemin mimari mühendislik becerilerini yansıtır.

Kullanım: Alpullu Köprüsü, hala kullanılmaktadır. Bu, hem tarihî hem de işlevsel bir öneme sahip olduğunu gösterir. Köprü, günümüzde yerel halk ve ziyaretçiler tarafından kullanılır.

Ziyaret: Köprü, tarih ve mimari meraklıları için popüler bir ziyaret noktasıdır. Burayı ziyaret edenler, Mimar Sinan'ın ustalığına hayran kalmak ve Osmanlı İmparatorluğu'nun tarihine bir yolculuk yapmak için bu tarihi köprüyü keşfederler.

Alpullu Köprüsü, hem tarihi hem de mimari açıdan büyük bir değere sahiptir. Mimar Sinan'ın yeteneklerini yansıtan bu eser, Osmanlı İmparatorluğu'nun dönemindeki ulaşım ve ticaret ağlarının bir parçasıydı ve günümüzde hala ayakta durmaktadır.

17-  Hızırbey Bedesteni

Hızırbey Bedesteni, Kırklareli merkezinde tarihi bir değere sahip olan ve ticaretin merkezi olarak kullanılan bir yapının adıdır.

Tarihçe: Hızırbey Bedesteni, 1383 yılında inşa edilmiştir ve o tarihten beri ayakta kalmıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde altın, gümüş ve diğer değerli eşyaların satıldığı bir ticaret merkezi olarak kullanılmıştır.

Mimari Özellikler: Bedesten, klasik Osmanlı mimarisine sahip bir yapıdır. Kubbeli ve kesme taşlarla tasarlanmış olup dönemin mimari özelliklerini yansıtmaktadır. Mimari açıdan estetik bir yapı olarak dikkat çeker.

Halk Arasındaki İsmi: Bedesten, halk arasında "Hızırbey Arastası" olarak da bilinir. Bu ad, yapının tarihi ve geleneksel önemini vurgular.

Restore Edilmesi: 2007 yılında Hızırbey Bedesteni, aslına uygun olarak restore edilmiştir. Bu restore işlemi, yapının tarihi dokusunu koruma amacı gütmüş ve turizme açılmasını sağlamıştır.

Turistik Değer: Restore edildikten sonra Hızırbey Bedesteni, Kırklareli'nin turistik yerlerinden biri haline gelmiştir. Ziyaretçiler, bu tarihi mekanda dönemin ticaret atmosferini hissedebilirler.

Hızırbey Bedesteni, Kırklareli'nin tarih ve kültür mirasının önemli bir parçasıdır. Tarihi yapının restore edilmesi, gelecek nesillere bu önemli mirası aktarmak için atılmış önemli bir adımdır. Ayrıca turistler için ilgi çekici bir gezi noktasıdır.

18-  Vize Küçük Ayasofya

Vize Küçük Ayasofya

  Tarihi: Küçük Ayasofya Kilisesi, 6. yüzyılda inşa edilmiştir. İstanbul'un fethi sonrasında Osmanlı İmparatorluğu döneminde camiye dönüştürülmüştür.

İslam Etkisi: Kilise, İstanbul'un fethi sırasında Osmanlılar tarafından ele geçirildi ve Gazi Süleyman Paşa Camii'ne dönüştürüldü. Bu dönüşüm, İslam'ın etkisinin bölgedeki önemini yansıtan tarihi bir olaydır.

Mimari Özellikler: Küçük Ayasofya, dönemin Bizans mimarisi özelliklerini yansıtan bir yapıdır. İlk bakışta bir kilise olarak algılanabilir çünkü kubbesi bulunmamaktadır. Bu, Osmanlı döneminde camiye çevrildiğinde yapıda büyük değişiklikler yapılmamış olduğunu gösterir.

İstanbul'daki Diğer Ayasofya Camileri: İstanbul'da, Ayasofya'nın (Hagia Sophia) yanı sıra "Ayasofya" adını taşıyan diğer camiler de bulunmaktadır. Bu camiler, Ayasofya'nın Bizans dönemine ait tarihi ve dini önemini yansıtan adlarıyla bilinirler.

Ziyaret: Küçük Ayasofya Camii, tarihi ve dini bir yapı olarak İstanbul'da ziyaret edilebilecek önemli yerlerden biridir. İç mekanındaki detaylar ve döneme ait özellikler ziyaretçilere tarihi bir deneyim sunar.

Küçük Ayasofya Kilisesi'nin İslam etkisiyle camiye dönüşümü, İstanbul'un fethi sırasında yaşanan önemli bir dini ve tarihi döneme işaret eder. Bu tarihi yapının İslam ve Bizans kültürlerinin buluştuğu bir sembol olduğunu söyleyebiliriz.

Kırklareli’nde Ne Yenir?

Kupriva

Kırklareli şehri, Trakya bölgesinin gizli hazine şehirlerinden biri olarak dikkat çekmektedir. Bu güzel şehir, hem doğal güzellikleri hem de zengin tarihi dokusu ile ziyaretçilerini büyülemektedir. Ayrıca, yöresel yemekleri ve kendine özgü tatlarıyla da ünlüdür. İşte Kırklareli'nin yöresel lezzetleri ve bu lezzetlere dair detaylar:

1. Kırklareli Köftesi: Kırklareli'nin geleneksel lezzetlerinden biri olan Kırklareli Köftesi, özel malzemeler ve özenli bir hazırlık süreci gerektirir. Kuzu eti, soğan, baharatlar ve özel bir köfte yapımı tekniği ile yapılır. Köfte, genellikle soğan, ızgarada yağlanmış ekmekler, manda yoğurdu ve özel domates sosu ile servis edilir.

2. Labada Borani: Labada, Kırklareli'nin bolca yetişen bitkilerinden biridir. Labada Borani, ıspanak ve patates borani gibi yoğurt ile servis edilen bir yemektir. Labada, yoğurt ile bir araya geldiğinde eşsiz bir lezzet ortaya çıkar. Bu yemek özellikle vejetaryenler için ideal bir tercihtir.

3. Kuzu Kapama: Kuzu kapama, Kırklareli'nin en popüler yemeklerinden biridir. Kuzu eti, pirinç ve soğan ile hazırlanan kapama, fırında pişirilir ve üzerine nane eklenerek servis edilir. Bu yemek, şehrin zengin hayvancılık geçmişinin bir yansımasıdır.

4. Kupriva: Kupriva, Kırklareli mutfağının eşsiz lezzetlerinden biridir. Isırgan otundan yapılan kupriva yemeği, tansiyon düşürmede etkili olduğu bilinen bir bitki olan ısırgan ile hazırlanır. Ispanak ve pırasa gibi sebzelerle bir araya getirilerek uzun süre kavrulur ve üzerine yumurta eklenerek servis edilir.

5. Pekmezli Kaçamak: Pekmezli kaçamak, göçmenlerin getirdiği bir yemek olarak Kırklareli mutfağında yer alır. Mısır unu ve tereyağı ile yapılan kaçamak, yanında Poyralı pancar pekmezi ile servis edilir. Kaçamak, isteğe bağlı olarak üzerine lor peyniri, kavurma, toz şeker veya yoğurt eklenerek yenilebilir.

6. Sini Mantısı: Sini mantısı, Trakya mantısı olarak da bilinir ve Kırklareli'nde mutlaka denemeniz gereken bir lezzettir. Geleneksel mantılar gibi görünse de yapılışında farklılıklar bulunur. Mantı doldurulduktan sonra fırınlanır ve üzerine su eklenir. Sonrasında yoğurt ve özel sos ile servis edilir.

7. Papara: Papara, su, tereyağı ve bayat ekmeklerle hazırlanan bir yemektir. Rumeli mutfağından gelen bu yemek, bayat ekmeklerin muhteşem bir şekilde değerlendirilmesini sağlar. İsteğe bağlı olarak lor peyniri, et veya tavuk parçaları ile servis edilebilir.

8. Manca: Manca, meze veya salata olarak tüketilen bir lezzettir ve özellikle Kırklareli'nde popülerdir. Patlıcan ve etli kırmızı biberin közlenip doğranmasıyla yapılır. Üzerine zeytinyağı, sarımsak ve limon suyu eklenerek servis edilir.

9. Tavuk Kapama: Tavuk kapama, Kırklareli mutfağının özel bir pilav türüdür. Tavuk, pirinç, soğan, tane karabiber, tereyağı ve suyun bir araya gelmesiyle oluşur. Genellikle nane ile tatlandırılan bu yemek, ana yemek olarak sunulur.

10. Kaymaçina: Kırklareli'nin en ünlü tatlılarından biri olan kaymaçina, süt ile hazırlanır. Süt, yumurta ve şekerin bir araya getirilmesiyle yapılır ve fırında pişirilir. Şehirdeki Balkan köylerinde sıklıkla bulunan bu tatlı, Kırklareli'nin tatlı yüzünü yansıtır.

Kırklareli'nin lezzetli yemekleri ve tatlıları, bu güzel şehrin kültürel çeşitliliği ve mutfağının zenginliğini yansıtır. Kırklareli'ni ziyaret ettiğinizde, bu lezzetleri tatmadan dönmeyi unutmayın.

Türkiyenin Gezginleri

Türkiyenin Gezginleri

Üyelik Tarihi: 30/05/2019

 

Yorum yapmak için giriş yapınız.