13/07/2024
  1. Anasayfa
  2. Doğu Anadolu Bölgesi
  3. Kars'ta Gezilecek Yerler I Doğu Ekspresi İle Kars Seyahati ve Eşsiz Lezzetler

Kars'ta Gezilecek Yerler I Doğu Ekspresi İle Kars Seyahati ve Eşsiz Lezzetler

Kars'ın geçmişi oldukça köklüdür ve araştırmalar, bu bölgenin tarihinin MÖ 9000-8000 yıllarına kadar uzandığını göstermektedir. Kars, tarih boyunca farklı medeniyetlerin etkisi altına girmiştir. Hurriler, Urartular, İskitler, Partlar, Sasaniler ve Bizanslılar gibi medeniyetler, bu bölgeye hükmetmiştir.

Özellikle 1064 yılında Selçuklu Sultanı Alpaslan'ın Kars şehrini ve çevresini fethetmesi, bu dönemin önemli bir dönüm noktasıdır. Bu fetih, Türk kavimlerinin Anadolu'ya açılan yolu olarak kabul edilir.

Ayrıca, Kars ve çevresi boyunca Moğollar, Akkoyunlular ve Karakoyunlular gibi Türk devletleri de egemenlik kurmuşlardır. Ancak, 1514 yılında Yavuz Sultan Selim'in bu bölgeyi fethetmesi sonucunda Kars, Osmanlı İmparatorluğu'na katılmıştır.

Tarihi Yapılar ve Müzeler

1-     Ani Harabeleri

Ani Harabeleri

Kars'ın güneydoğusunda yer alan, Ocaklı Köyü sınırları içinde bulunan Ani Ören Yeri, tarih öncesi dönemlerden günümüze uzanan zengin bir tarihi mirasa ev sahipliği yapmaktadır. Topografik yapısı, yerleşim ve savunma için son derece elverişli olan bu bölge, çağlar boyunca farklı kültürlere ve medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır.

İpek Yolu'nun Stratejik Noktası: Ortaçağ'da İpek Yolu'nun Kafkaslardan Anadolu'ya ilk giriş noktasında yer alan Ani, bu dönemde büyük bir gelişme göstermiş ve bölgenin politik, kültürel ve ekonomik merkezi haline gelmiştir. İpek Yolu'nun bu stratejik noktası, ticaretin canlılığını artırmış ve farklı kültürlerin burada etkileşimde bulunmasına yol açmıştır.

Eşsiz Surlar: Ani'nin en etkileyici özelliklerinden biri, büyük oranda ayakta kalmış olan etkileyici surlarıdır. Bu surlar, şehri çevreleyerek savunma amaçlı inşa edilmiş ve tarihsel süreç içinde pek çok değişikliğe uğramıştır.

Dini ve Sivil Mimarlık: Ani, farklı kültürlerin ve dinlerin bir arada yaşadığı çok kültürlü bir yapıya sahiptir. Bu nedenle, bölgedeki dini ve sivil mimari örnekleri oldukça çeşitlidir. Ateşgede Tapınağı, çeşitli planlardaki kiliseler ve Selçuklu Dönemine ait cami gibi yapılar, bu çok kültürlülüğün bir yansıması olarak günümüze kadar gelmiştir.

Ortaçağ Ticaret Kenti: Ani, Ortaçağ'da çok kültürlü bir yapıya sahip olan ticaret kenti olarak büyük bir öneme sahiptir. Burada bulunan tarihi eserler, bu dönemin mimarlık ve şehircilik tarihinde özel bir yere işaret eder.

Ani Ören Yeri, tarihin izlerini taşıyan, kültürel zenginlikleri barındıran ve farklı medeniyetlerin etkileşimini yansıtan önemli bir tarihi mekan olarak hala keşfedilmeyi beklemektedir. Bu özel yer, ziyaretçilerine geçmişin büyüleyici atmosferini yaşatırken, tarihsel öneme sahip yapıları ve dokusuyla da büyüler. Ani, tarihin derinliklerine yolculuk yapmak isteyenler için muazzam bir deneyim sunmaktadır.

2-     Ani Şehir Surları

Ani Şehir Surları

Ani Ören Yeri, sadece mimari açıdan değil, aynı zamanda savunma amaçlarıyla inşa edilen surları ve tarihi kapılarıyla da büyüleyici bir tarih mirası sunar. Bu surlar ve kapılar, Ani'nin tarih boyunca stratejik bir öneme sahip olduğunu gösterir.

Surların Özellikleri:

Ani Ören Yeri'nde bulunan surlar, inşa edildikleri arazinin topografik yapısına uygun bir şekilde üçgenimsi bir şekilde yerleştirilmiştir.

Surlar, uzun kuşatmalara dayanıklı hale getirilmek için surlar arasına destekleme kuleleri eklenmiş ve bu kuleler aynı zamanda erzak ve tahıl depoları olarak kullanılmıştır.

Bu tarihi surların iç ve dış cephelerinde çeşitli kabartmalar, rölyefler, kitabeler ve çini süslemeleri gibi detaylar bulunur.

Surların bazı bölümleri kırmızı ve sarı renkli tüf taşından, bazı bölümleri ise iki veya üç sıra halinde kireç harcı ve Horasan harcı ile yapılmıştır.

Kapıların Rolü:

Ani'nin surları yedi ana giriş kapısı ile ayrılmıştır. Bu kapılardan en önemlileri Aslanlı Kapı, Kars Kapısı ve Sarnıçlı Kapı'dır.

Aslanlı Kapı, Ani Ören Yeri'nin ana giriş kapısıdır ve iki büyük giriş kapısından oluşur. Bu kapı, ören yerinin ziyaretçilere açılan ana noktasıdır.

Kapılar, surların savunma ve erzak depolama amacı dışında şehre giriş ve çıkışı kolaylaştırmak için kullanılmıştır.

Ani Ören Yeri'nin surları ve kapıları, bu antik şehrin tarihini, kültürel önemini ve savunma stratejilerini yansıtan önemli birer özelliktir. Bu tarihi yapılar, Ani'nin geçmişine yapılan bir yolculukta ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunar.

3-     Sarıkamış Katerina Av Köşkü

Sarıkamış Katerina Av Köşkü

Sarıkamış'ın doğal güzelliklerine eklenen tarihi bir zenginlik olan Katerina Av Köşkü, 19. yüzyılın sonlarında, dönemin Rus Çarı II. Nikola tarafından inşa edilmiş nadir örneklerden biridir. Baltık mimari tarzının özelliklerini taşıyan bu zarif yapı, Doğu-Batı yönünde uzanan dikdörtgen bir plana sahiptir ve üç ana bölümden oluşur.

Ana binanın kuzey cephesindeki sütunlu giriş kapısı, kesme taş kullanılarak yapılmıştır ve bu kısım kuzeye ve güneye doğru yarı oval bir ahşap giriş cephesi ile tamamlanır. Ana binanın her iki yanında, bodrum katı ile birlikte iki katlı iki bina daha bulunur. Bu yan binaların cephe duvarları, temel duvarları taştan, cephe duvarları ise ahşaptan yapılmıştır. Her iki bina da kuzeyden açılan giriş kapılarına sahiptir.

Sarıkamış Katerina Av Köşkü'nün en dikkat çekici özelliklerinden biri, ahşap hatılların çapının hemen hemen aynı olması ve bu hatılların üst üste ve yan yana geçme tekniğiyle inşa edilmesidir. Kuzey ve güney cephelerinde büyük ve küçük pencereler bulunurken, cephe tasarımı son derece simetrik bir yapıya sahiptir. Kuzey cephedeki sütunlu giriş kapısı, çatısı yüksek bir kırma çatı ile çevrelenmiştir.

Katerina Av Köşkü, Sarıkamış ormanları içinde bulunur ve özgün mimarisi ile dikkat çeker. Binanın tarihi, askeri amaçlar için kullanıldığı dönemden bu yana değişmeden korunmuştur. 1994 yılına kadar Sarıkamış Tugay Komutanlığı'nın denetiminde olan köşk, daha sonra hazineye devredilmiştir. Günümüzde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından koruma altına alınmış ve turizme açık bir alan olarak kullanılmaktadır.

Sarıkamış Katerina Av Köşkü, hem tarihi hem de mimari açıdan büyüleyici bir yapıdır ve ziyaretçilere Sarıkamış'ın doğal güzellikleri ile birleşen bu tarihi mirası keşfetme fırsatı sunar.

4-     Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi

 Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi

Kars'ın tarihi zenginliklerinden biri olan Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi, bölgenin savunma tarihini ve kahramanlıklarını ziyaretçilere yaşatan etkileyici bir müzedir. Müzenin ana odak noktası, özellikle 19. yüzyılda Kars'ın savunmasında kritik bir rol oynayan tabyalara odaklanmaktadır.

Kars, tarih boyunca Rus saldırılarına karşı koyan önemli bir savunma merkezi olmuştur. Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi'nde sergilenen Kanlı Tabya binası, bu savunmanın sembolüdür. Kanlı Tabya, 1803 yılında III. Selim döneminde inşa edilmiş ve Kars'ı güneyden gelebilecek tehditlere karşı korumak amacıyla kullanılmıştır. Adını, 1828 yılında gerçekleşen bir Rus baskını sırasında tabyadaki askerlerin tamamının şehit edilmesinden almıştır.

Müze, bu tarihi öneme sahip binayı kullanarak interaktif bir deneyim sunmaktadır. Ziyaretçiler, müzenin 8 ana salonunda 1828 yılından Cumhuriyet'in ilanına kadar olan önemli olayları ve dönemleri interaktif olarak keşfedebilirler. Ayrıca 1855 yılında gerçekleşen ve Tabyalar Savaşı olarak da bilinen Kars Zaferi'nin ardından dönemin Padişahı Abdülmecid'in Kars Madalyası'nı nasıl yaptırdığını ve Kars'a gönderdiğini öğrenme fırsatına sahiptirler.

Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi, tarihi ve askeri ilgi duyanlar için muhteşem bir ziyaret noktasıdır. Bu müze, Kars'ın savunma tarihini canlandırarak ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim sunar.

5-     Kümbet Camisi

 Kümbet Camisi

Havariler Kilisesi, dikkat çekici bir mimariye sahiptir. Merkezi planlı olarak tasarlanmış olup, dört yonca yaprağını andıran bir mekanı içerir. Bu mekan, dört nişle genişler ve dik açılı bir şekilde genişler. Kilise, zaman içinde farklı amaçlar için kullanılmıştır. Önce 1064 yılında Müslüman egemenliğine geçtiğinde camiye dönüştürülmüş ve Kümbet Camisi olarak adlandırılmıştır. Daha sonra bölge Rus hakimiyetine girdiğinde kilise Rus Ortodoks Kilisesi'ne çevrilmiştir. Ancak 1918 yılında Türk hakimiyetine geçtiğinde yeniden camiye dönüştürülmüştür.

1964 yılında ise bu tarihi eser müzeye dönüştürülmüş ve Kars'ta yapılan kazılardan elde edilen tarihi eserler burada sergilenmeye başlanmıştır. Kars Müzesi olarak da bilinen bu eski ibadethane, bu işlevini 1981 yılına kadar sürdürmüştür. Ancak 1993 yılından bu yana yeniden cami olarak kullanılmaktadır.

Havariler Kilisesi, Kars'ın tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan önemli bir yapının hikayesini anlatır. Bu yapının farklı dönemlerde nasıl farklı amaçlarla kullanıldığını görmek, Kars'ın tarihini ve kültürel çeşitliliğini daha iyi anlamamıza yardımcı olur.

6-     Ebü’l Hasan Harakani Türbesi

Ebü’l Hasan Harakani Türbesi

Kars ilinin Merkez Kaleiçi Mahallesi'nde, Ozanlar Sokak'ta bulunan Ebû'l Hasan Harakâni Türbesi, şehit olduğu 1033 yılından 31 yıl sonra Kars'ın Alpaslan tarafından fethedilmesi sırasında inşa edilmiştir. Bu tarihi türbe, yüzyıllar içinde çeşitli değişikliklere uğramış ve günümüze ulaşmıştır.

Ebû'l Hasan Harakâni Türbesi, Evliya Camiî külliyesi içerisinde yer alır. 1998 yılına kadar bu türbe, Evliya Cami'nin bahçesinde bulunuyordu. Ancak bu tarihte caminin restore edilmesi sırasında, türbenin ahşap çerçeve içerisine alındığı ve kabrin bulunduğu alana kubbeli bir şadırvanın eklendiği görülür.

Türbenin giriş kapısında yer alan 1617 tarihli Osmanlıca kitabe, bu kubbeli şadırvanın giriş kapısına yerleştirilmiştir. Kitabe, Mehmet DERVİŞ Paşa tarafından Hicri 1026 Miladi 1617 tarihinde yaptırılmıştır. Kitabede, "Hak nasip etti yapıldı merkad-i nev gülzar. Ebul Hasan Harakan Şeyhi yattuğu bu yerdir" ifadeleri yer alır.

Ebû'l Hasan Harakâni Türbesi, sadece şeyhin kabri değil, aynı zamanda çevresinde 21 adet mezar daha bulundurur. Bu mezarlardan biri, 1767 yılında Kars Beylerbeyi Kethüda Mehmet Paşa'ya aittir ve Kars'taki tek kavuklu mezar olarak dikkat çeker. Diğer bir mezar ise 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı sonrasında Kars'ın Rus işgali altında olduğu dönemde şehirdeki Türk nüfusunu korumak için mücadele eden Evliya Camisi'nin imamı Hafız Kurban Efendi'ye aittir.

Ebû'l Hasan Harakâni Türbesi ve Evliya Cami Külliyesi, tarihî bir mirası temsil eder ve Türk kültürünün önemli bir parçasıdır. Bu türbenin ve cami kompleksinin tescil edilmesi ve koruma altına alınması, Kars'ın tarihi zenginliklerini korumak ve gelecek nesillere aktarmak için önemli bir adımdır.

7-     Selçuklu Sarayı

Selçuklu Sarayı

Kars ilinde yer alan Selçuklu Sarayı, tarihi geçmişi belirli bir döneme tarihlenemese de muhtemelen 1064 yılında Selçuklu Sultanı Alp Arslan'ın Ani'yi fethetmesinin ardından şehirde başlatılan imar çalışmaları sırasında inşa edilmiş olmalıdır. Bu etkileyici saray, Kars'ın zengin tarihini yansıtan önemli bir yapıdır.

Sarayın girişini oluşturan portal kapı, Selçuklu mimarisinin güzel taş işçiliğini sergileyen yıldız motifleriyle süslüdür. Bu kapı, Selçuklu döneminin karakteristik özelliklerini taşıyan zarif bir girişi temsil eder.

Sarayın zemin katı L şeklinde tasarlanmış olup tonozlu kemerlerle desteklenir. Bu katın bodrum bölümü, kış aylarında ambar olarak kullanılmıştır. İkinci katta ise büyük bir salon ve etrafında bulunan odalar yer alır. Bu odalar, Selçuklu dönemi süsleme tarzını yansıtan detaylarla süslenmiştir.

Selçuklu Sarayı'nın içinde yer alan şadırvan, yapının dikkat çekici mimari özelliklerinden biridir ve bu alandaki estetiği vurgular. Saray, Kars'ın tarihini, kültürünü ve mimarisini yansıtan önemli bir tarihi yapıdır ve ziyaretçilere geçmişin izlerini sürme fırsatı sunar. Kars'ın zengin tarihini anlamak ve keşfetmek isteyenler için Selçuklu Sarayı mutlaka görülmeye değer bir destinasyondur.

8-     Büyük Katedral

Büyük Katedral

Büyük Katedral, aynı zamanda Fethiye Camii olarak da bilinir ve Kars'ın tarihî mirası içinde önemli bir yere sahiptir. Kilisenin temelleri, Bagratlı Kralı II. Sembat tarafından M.S. 990 yılında atılmıştır, ancak kilisenin tamamlanması Kral Sembat'ın ölümünden sonra, eşi Kraliçe Katranide tarafından M.S. 1001 yılında gerçekleşmiştir. Kilisenin mimarı, aynı dönemde İstanbul Ayasofya Kilisesi'nin onarımını yapan ünlü usta TİRİDAT'tır.

Büyük Katedral, haç şeklinde bir plana sahiptir ve ortasındaki alan, dayanıklı sütunlarla desteklenen kemerlerle çevrilidir. Yarım daire şeklindeki apsis bölümü, heykel oyukları ile süslenmiştir ve 11. yüzyıl kilise mimarisinin tipik bir örneğini sunar. Kilisenin üç giriş kapısı bulunur: batıdaki halk kapısı, kuzeydeki patrik kapısı ve güneydeki kral kapısı.

Kilise, dar ve yüksek kemerli pencerelerle aydınlatılmıştır ve cephe duvarları kemerlerle bölünmüş, bu kemerler sütunlarla birleştirilmiştir. Kilisenin iç mekânında yer alan fresklerin 13. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir.

Büyük Katedral, kırmızı renkli tüf taşından inşa edilmiştir. Ancak kubbesi ve çan kulesi zaman içinde zarar görmüş, kuzey cephesinin bir bölümü ile yıkılmıştır. 1064 yılında Sultan Alparslan'ın Ani'yi fethetmesinin ardından bu büyük katedral camiye dönüştürülmüş ve ilk fetih namazı burada kılınmıştır. Bu nedenle kiliseye Fethiye Camii denilmektedir.

Büyük Katedral, hem mimari hem de tarihî açıdan büyük bir öneme sahiptir ve Kars'ın zengin kültürel mirasının bir parçasını temsil eder. Şehri ziyaret edenler için tarihi ve mimari güzellikler sunan bu yapı, Kars'ın zengin tarihini daha yakından keşfetmek isteyenler için mutlaka görülmeye değer bir yerdir.

9-     Kars Müzesi

Kars Müzesi

Kars Müzesi, şehrin zengin tarihini ve kültürünü yansıtan önemli bir müzedir. Kars, binlerce yıllık tarihi boyunca çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış, bu nedenle antik bir yerleşim merkezi olarak öne çıkar. İpek Yolu üzerinde yer aldığı için ticaretin ve kültürel etkileşimin merkezi olmuştur.

Müze, bu tarihî mirası korumak ve sergilemek amacıyla 1959 yılında Vilayet Konağı'nda Müze Memurluğu olarak kurulmuştur. Daha sonra Kars'tan toplanan eserlerin sayısı arttıkça, 1964 yılında "Havariler Kilisesi" olarak da bilinen Kümbet Camii, müzeye dönüştürülerek eserler burada sergilenmiştir. Nihayet 1978 yılında İstasyon Mahallesi'nde modern bir müze binası inşa edilmiş ve 1981 yılında hizmete açılmıştır.

Kars Müzesi, arkeolojik, etnografik ve taş eserlerin sergilendiği önemli bir müzedir. Müzede yer alan başlıca bölümler şunlardır:

Arkeoloji Salonu: Paleolitik dönemden itibaren çeşitli dönemlere ait eserler burada sergilenir. Bu eserler arasında Taş El Baltaları, dinozor kemikleri, eski tunç çağı eserleri, madeni eserler, Urartu dönemi eserleri, Roma ve Bizans dönemi eserleri, Hristiyanlık dönemi eserleri, Pithoslar (zahire küpleri), Selçuklu dönemi eserleri ve taş eserler bulunur.

Etnografi Salonu: Bu bölümde ise yöresel yün dokuma aletleri, Osmanlı kaftanları, Gümüş Kafkas kemerleri, el yazma eserler, mühürler, bakır mutfak kapları, semaverler ve şamdanlar gibi etnografik eserler sergilenir.

Ayrıca, Kars Müzesi bahçesinde Kazım Karabekir Paşa'ya ait özel bir vagon da bulunur. Bu beyaz vagon, Rus generalleri tarafından hediye edilmiş ve Kazım Karabekir Paşa'nın Kars'ı kurtardığı dönemde kullanılmıştır. Vagonun içinde salon, dinlenme odası, yemek odası ve banyo gibi bölümler yer alır.

Kars Müzesi, şehrin zengin tarihini ve kültürel mirasını keşfetmek isteyen ziyaretçiler için mutlaka görülmeye değer bir yerdir. Müze, Kars'ın tarihî ve kültürel derinliğini anlamak ve takdir etmek isteyen herkes için bilgilendirici ve ilgi çekici bir deneyim sunar.

10-  Taş Köprü

 Taş Köprü

Kars'ın tarihî Taş Köprüsü, şehrin zengin tarihini yansıtan önemli bir yapıdır. Bu köprü, Kars Çayı'nın Dere İçi Mahallesi'ne akan bölümünde yer alır ve Kale İçi Mahallesi ile Sukapı Mahallesi'ni birbirine bağlar. Köprünün tarihi, Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar uzanır.

Köprü, Osmanlı Padişahı III. Murat'ın emriyle 1579 yılında inşa edilmeye başlanmıştır. İnşaatı Lala Mustafa Paşa tarafından üstlenilmiş ve üç tonozlu kemerli olarak tamamlanmıştır. Bu köprü, düzgün kesme bazalt taşından inşa edilmiştir ve zaman içinde Kars'ın simgesi haline gelmiştir.

Ancak tarihte yaşanan bazı olaylar nedeniyle köprünün bazı kısımları hasar görmüş ve yıkılmıştır. Daha sonra, Karahanoğlu Hacı Ebubekir tarafından 1725 yılında yeniden inşa edilmiştir. Yeniden yapılan köprü, orijinal Osmanlı mimarisi ve taş işçiliğiyle örtüşmektedir.

Kars'ın tarihî Taş Köprüsü, sadece bir ulaşım yolu olarak değil, aynı zamanda şehrin tarihî kimliğinin ve kültürel mirasının bir parçası olarak da büyük öneme sahiptir. Bu nedenle Kars'ı ziyaret edenler için köprünün tarihî ve estetik değeri yüksek bir cazibe merkezi olduğunu söyleyebiliriz. Köprü, Kars'ın zengin tarihini ve mimari geleneğini anlamak isteyenler için mutlaka görülmesi gereken bir yapıdır.

11-  Fethiye Cami

 Fethiye Cami

Fethiye Camii, Kars'ın Ortakapı Mahallesi'nde bulunan tarihî bir ibadet yeridir. Bu cami, şehrin zengin tarihinde önemli bir yere sahiptir ve ilginç bir geçmişi vardır.

Caminin inşa tarihi 19. yüzyılın sonlarına, daha belirgin olarak 19. yüzyılın son çeyreğine dayanır. Bu dönemde Kars bölgesi Rus İmparatorluğu yönetimi altındaydı. Fethiye Camii, Ruslar tarafından Baltık mimari tarzında bir kilise olarak inşa edilmiştir.

Ancak tarih boyunca bu bina farklı amaçlarla kullanılmıştır. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında, cami olarak kullanılmadan önce, spor salonu olarak hizmet vermiştir. Ardından 1985 yılında camii olarak kullanılmak üzere yeniden düzenlenmiştir.

Fethiye Camii'nin geçmişi, Kars'ın tarihine ve bölgenin kültürel yapısına dair önemli ipuçları sunmaktadır. Cami, Rus İmparatorluğu döneminin etkilerini, ardından Cumhuriyet dönemi değişimlerini ve son olarak da İslam kültürünün Kars'taki varlığını yansıtan bir yapının evrimini göstermektedir.

Bugün Fethiye Camii, hem tarihî hem de dini bir mekân olarak Kars'ın ziyaretçileri için ilgi çekici bir durak olabilir. Kars'ın kültürel ve tarihî dokusunu anlamak isteyenler için önemli bir simge haline gelmiştir.

12-  Tigran Honents ( Resimli ) Kilisesi

Tigran Honents ( Resimli ) Kilisesi

Tigran Honents Kilisesi, Ani Örenyeri'nin kuzeydoğusunda, Mığmığ Deresi'nin Arpaçay Nehri'ne karıştığı yerde konumlanmış tarihi bir kilisedir. Bu kilise, Ani şehrinin zengin bir tüccarı olan Tigran Honents tarafından 1215 yılında yaptırılmıştır.

Tigran Honents Kilisesi, hem mimari yapısı hem de iç mekanındaki fresklerle öne çıkan bir yapıdır. Kilise, tipik olarak seki biçiminde tasarlanmıştır. Bu kilisenin iç mekanı, özellikle duvarlarında bulunan fresklerle dikkat çekicidir. Freskler, Hz. İsa'nın doğumundan ölümüne kadar olan dönemi sembolize eden sahneleri içerir.

Bu freskler, kilisenin dini ve tarihi önemini vurgulayan sanatsal öğelerdir. Tarihsel olarak, kiliseler hem ibadet hem de eğitim merkezleri olarak kullanılırdı ve içlerindeki sanat eserleri, inananlara dini hikayeleri ve öğretileri anlatmanın yanı sıra o dönemin yaşam tarzını da yansıtır.

Tigran Honents Kilisesi, Ani Örenyeri'nin genel zenginliklerinden biridir ve bu bölgenin tarihi ve kültürel mirasını anlamak isteyen ziyaretçiler için önemli bir cazibe merkezidir. Kilisenin mimarisi ve freskleri, Ani'nin geçmişine ve bu dönemin sanatına büyüleyici bir pencere sunar.

13-  Gazi Ahmet Muhtar Paşa Konağı

Gazi Ahmet Muhtar Paşa Konağı

Kars'ın Ortakapı Mahallesi'nde bulunan Gazi Ahmet Muhtar Paşa Konağı, 19. yüzyılın ilk çeyreğinde inşa edilmiş tarihi bir yapıdır. Osmanlı İmparatorluğu döneminin izlerini taşıyan bu konak, dönemin mimari özelliklerini yansıtır.

Konağın tarihsel önemi, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sırasında Gazi Ahmet Muhtar Paşa tarafından bir süre ordu karargahı olarak kullanılmış olmasıyla bağlantılıdır. Paşa, savaşın stratejik planlamasını burada yapmış ve askeri operasyonları yönetmiştir.

2001 yılında Kars Valiliği tarafından restore edilen bu tarihi konak, daha sonra bir galeri olarak kullanılmak üzere hizmete açılmıştır. Restorasyon çalışmaları, yapının tarihi dokusunu korumak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla gerçekleştirilmiştir.

Gazi Ahmet Muhtar Paşa Konağı, Kars'ın tarihine ve kültürel mirasına olan ilgiyi yansıtan önemli bir yapının örneğidir. Bu tür tarihi binalar, geçmişin izlerini günümüze taşıyan ve ziyaretçilere tarihi bir yolculuk yapma fırsatı sunan önemli noktalardır.

14-  Evliya Cami

 Evliya Cami

Ebul Hasan Harakani, Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslam'ın yayılmasında önemli bir rol oynamış olan bir İslam alimi ve evliyadır. Doğu Anadolu'nun Kars bölgesinde yaşamış ve etki alanını bu topraklarda genişletmiştir. İşte onun hakkında daha fazla bilgi:

Ebul Hasan Harakani, asıl adıyla Ali Bin Ahmed Cafer, M.S. 963-1033 (Hicri 352-425) yılları arasında yaşamıştır. Horasan bölgesinin Bistam Kasabası'na bağlı Harakan Köyü'nde doğmuştur.

Genç yaşlarda çobanlık ve çiftçilik gibi sıradan işlerle uğraşmıştır. Aynı zamanda kervanlara yük taşıyıcılığı yapmıştır.

Ebul Hasan, Bestami dergahında tasavvufi eğitim almış ve bu dönemde manevi bir dönüşüm geçirmiştir.

Tasavvufi düşünce ve maneviyatıyla tanınan Ebul Hasan, Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslam'ın yayılmasına büyük katkılarda bulunmuştur.

Özellikle insan sevgisi ve hoşgörü prensipleriyle tanınır. "Türkmenistan'dan Şam'a kadar yaşayan birisinin eline diken batsa acısı benim acımdır" şeklindeki düşüncesi, onun insan sevgisini ifade eder.

Ebul Hasan Harakani, 1033 yılında Kars yakınlarında Bizans ordusuyla yapılan bir savaşta yaralanarak şehit olmuştur. Bu tarihten sonra Kars'ta türbesi ve camii inşa edilmiştir.

Türbesi, 1998 yılında başlatılan restorasyon çalışmaları sırasında ziyarete açılmış ve orijinal özelliklerine kavuşturulmuştur.

Ebul Hasan Harakani'nin düşünceleri ve öğretileri daha sonraki dönemlerde Anadolu'da etkili olmuş, özellikle Mevlana gibi büyük düşünürler tarafından benimsenmiştir.

Ebul Hasan Harakani, Anadolu'nun İslamlaşması ve kültürel zenginliğinin oluşmasında önemli bir figür olarak kabul edilir. Onun maneviyatı ve insan sevgisi, Anadolu'da yaşayanların bir arada barış içinde yaşama idealine katkıda bulunmuştur.

15-  Camuşlu Kaya Resimleri

 Camuşlu Kaya Resimleri

Çamuşlu Köyü civarındaki Yazılıkaya, oldukça önemli bir arkeolojik alan olarak dikkat çekmektedir. Bu alandaki taşlar ve duvar resimleri, geçmişteki uygarlıklara ve yaşam tarzlarına dair önemli bilgiler sunmaktadır. İşte bu alandaki bazı detaylar:

Yazılıkaya'nın Konumu: Yazılıkaya, Kağızman İlçesi Kötek Belediyesi'ne bağlı Çamuşlu Köyü civarında bulunur. Aladağ'ın doğu yamaçlarında yer almaktadır.

Tarihi Kökeni: Yazılıkaya'nın tarihi oldukça eskiye dayanır. Üst Paleolitik Çağ'a ait olduğu düşünülen bu alan, taş araçlar, ocak yerleri ve şölen tipi el baltaları gibi buluntular içerir.

Alt Paleolitik Dönem: M.Ö. 10 bin yılına tarihlenen Alt Paleolitik Dönem'den kalma buluntular da bu bölgede bulunmuştur. Tombul tepe ve Kurbanağa mağaralarında bu döneme ait taş araçlar keşfedilmiştir.

Duvar Resimleri: Kurbanağa Mağarası'nda, Tunç Çağı'na ait çanak-çömlek ve avlanma araçları gibi buluntuların yanı sıra duvar resimleri bulunmaktadır. Bu resimler, av sahneleri ve hayvan figürlerini içerir.

Yazılıkaya Panoları: Yazılıkaya, büyük ve küçük olmak üzere iki panodan oluşur. Büyük pano, 14 metre uzunluğunda ve yaklaşık 4 metre genişliğindedir. Küçük pano ise aynı duvarın doğu uzantısında bulunur.

Resimlerin İçeriği: Bu panolarda insan ve hayvan figürleri bulunmaktadır. Özellikle geçi, geyik ve eşekler resimlenmiştir. Ayrıca ikinci panonun üzerinde kale benzeri araçlarla oynandığına dair izler vardır.

Bu tür arkeolojik alanlar, geçmiş medeniyetlerin yaşam tarzları, inançları ve günlük hayatları hakkında değerli bilgiler sunar. Yazılıkaya da bu tür önemli bir alan olarak arkeologlar ve tarihçiler için kaynak oluşturur.

16-  Abughamrents Kilisesi

Abughamrents Kilisesi

Abughamrents Kilisesi, Ani Örenyeri'nin kuzeybatısında, Bostanlar Deresi yakınında bulunan tarihi bir kilisedir. İşte bu kilise hakkında bazı önemli bilgiler:

Yapım Tarihi: Abughamrents Kilisesi, M.S. 980 yılında Prens Pahlavuni tarafından inşa edilmiştir. Bu tarih, kilisenin yapımının ne kadar eski ve tarihi olduğunu göstermektedir.

Mimari Özellikler: Kilisenin mimari özellikleri dikkat çekmektedir. Silindirik bir yapıya sahiptir ve sekizgen bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbenin temeli, derin yüzeyi ayıran ince sütunlar üzerine oturmaktadır.

Sekizgen Kubbe: Kilisenin en belirgin özelliği, sekizgen kubbesidir. Bu tür kubbeler, Ortaçağ Ermeni kiliselerinin mimarisinde sıkça kullanılmıştır ve görsel olarak çarpıcı bir etki yaratır.

Sütunlar: Kubbenin temelini oluşturan ince sütunlar, kilisenin ağırlığını taşır ve mimari dengeyi sağlar. Bu sütunlar, kilisenin estetik yapısına katkıda bulunur.

Tarihi ve Kültürel Önemi: Abughamrents Kilisesi, Ani'nin tarihinde önemli bir yere sahiptir. Ani, tarihsel olarak önemli bir şehir ve Ortaçağ Ermenistan'ının başkenti olarak kabul edilir. Bu nedenle kilise, bu tarihi şehirdeki zengin mirası temsil eder.

Turistik Ziyaretler: Bugün, Abughamrents Kilisesi gibi Ani'nin birçok yapısı, turistlerin ve tarih meraklılarının ziyaret ettiği önemli arkeolojik ve tarihi sitler haline gelmiştir. Bu kilise, ziyaretçilere Ortaçağ döneminin mimari zarafetini ve tarihini keşfetme fırsatı sunar.

Abughamrents Kilisesi, hem mimari hem de tarihî açıdan ilgi çekici bir yapıdır ve Ani'nin zengin kültürel mirasının bir parçası olarak önemli bir rol oynar.

17-  Selçuklu Kervansarayı

Selçuklu Kervansarayı

Yapım Tarihi ve Amacı: Selçuklu Kervansarayı, 12. yüzyılın başlarında inşa edilmiş bir kervansaraydır. Kervansaraylar, Ortaçağ'da ticaret yollarında seyahat eden kervanların konaklayabileceği ve ticaret mallarını depolayabileceği yerlerdi. Bu kervansaraylar aynı zamanda yolculara konaklama ve güvenlik sağlama amacını taşırlardı.

Konumu: Kervansaray, Ani Ören Yeri'nin merkezinde bulunur. Bu, tarihi ticaret yolları üzerinde stratejik bir konumda olduğunu gösterir.

Taç Kapı Süslemeleri: Kervansarayın taç kapısının süslemeleri, orijinal Selçuklu mimarisini yansıtır. Selçuklu dönemi mimarisi, özellikle taç kapılarında detaylı ve estetik süslemelerle tanınır.

Tarihi Değişiklikler: Kervansaray, Arekletos Kilisesi ile daha sonra birleştirilerek inşa edilmiştir. Bu, tarihsel olarak farklı amaçlar için kullanılan binaların dönüştürülmesinin bir örneğidir.

Kültürel Miras: Selçuklu Kervansarayı, Kars'ın tarihi ve kültürel mirasının bir parçasıdır. Bu nedenle hem tarih meraklıları hem de turistler için önemli bir cazibe merkezi olabilir.

Koruma ve Restorasyon: Tarihi yapılar genellikle koruma ve restorasyon çalışmalarına tabidir. Selçuklu Kervansarayı'nın da korunması ve gelecek nesillere aktarılması için çeşitli restorasyon projeleri gerçekleştirilmiş olabilir.

Selçuklu Kervansarayı, Kars'ın tarihini ve Selçuklu dönemi mimarisini anlamak isteyenler için önemli bir durağınızdır.

18-  Defterdarlık Binası

Defterdarlık Binası

Mimari Tarz: Defterdarlık Binası, Baltık mimari tarzında inşa edilmiş bir binadır. Baltık mimarisi, tipik olarak yüksek çatılar, dekoratif ahşap işçiliği ve dikkat çekici cephe süslemeleri ile tanınır. Bu tarz, Kars'ta benzersiz ve çarpıcı bir görünüm yaratmak için kullanılmış olabilir.

Üç Katlı Yapı: Bina, üç katlı bir yapıdır. Bu katlar muhtemelen farklı amaçlar için kullanılmış olabilir. Geleneksel olarak, bu tür binalar ticari veya idari faaliyetler için kullanılmıştır.

Kartuş Süslemeleri: Binanın dış cephesindeki kartuş süslemeleri, mimari açıdan dikkat çekicidir. Kartuşlar, genellikle içlerine yazılar veya semboller yerleştirilerek binanın tarihini veya sahibini temsil eder.

Tarihi Kullanım: Binanın tarihi kullanımı önemlidir. Cumhuriyetin ilanından sonra Kars Valiliği binası olarak kullanılmıştır. Daha sonra Defterdarlık binası olarak hizmet vermeye devam etmiştir.

Restore ve Koruma: Binanın 1980 yılından sonra restore edilerek koruma altına alındığı belirtilmiştir. Bu, tarihi yapıların korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından önemlidir.

Günümüz Kullanımı: Şu anda binanın hala Defterdarlık binası olarak kullanıldığı belirtilmektedir. Tarihi binaların günümüzdeki işlevlerini sürdürmeleri, kültürel mirasın yaşatılmasına katkıda bulunur.

Defterdarlık Binası, Kars'ın mimari ve tarihi zenginliğini yansıtan önemli bir yapıdır. Baltık mimarisiyle öne çıkan bu bina, şehirdeki dikkat çekici yapılarından biridir ve ziyaretçiler için ilgi çekici bir noktadır.

19-  Genç Kızlar Kilisesi

Genç Kızlar Kilisesi

Genç Kızlar Kilisesi, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırı çizen Arpaçay Nehri Vadisi'nin batı yakasında yer almaktadır. Bu konum, kilisenin tarih boyunca önemli bir geçiş noktası olan kervan yolunun başlangıç noktasında inşa edildiğini göstermektedir.

Mimari Yapı: Kilisenin mimari yapısı ve süslemeleri, 13. yüzyılın karakteristik özelliklerini yansıtır. Kilisenin silindirik bir plana sahip olduğu ve üzerinde kubbe çadırı görünümünde bir yapı bulunduğu belirtilmektedir. Bu tasarım, dönemin mimari tarzını yansıtır ve kilisenin estetik açıdan önemli bir eser olduğunu gösterir.

Tarihi Önemi: Genç Kızlar Kilisesi, tarih boyunca bu bölgenin önemli bir dini ve kültürel merkezi olarak hizmet vermiş olabilir. Kilisenin bu bölgedeki geçmişi ve rolü hakkında daha fazla tarihi ayrıntı bulunup bulunmadığına bağlı olarak, tarihi önemi daha iyi anlaşılabilir.

Kültürel Miras: Kilise, Kars'ın zengin kültürel mirasının bir parçasıdır. Bu tür tarihi ve dini yapılar, ziyaretçilere şehirlerin tarihini, kültürünü ve sanatını anlama fırsatı sunar.

Genç Kızlar Kilisesi, Kars'ın tarihini ve mimarisini anlamak isteyenler için önemli bir tarihi eserdir. Kilisenin daha fazla tarihi ve kültürel ayrıntısı yerel kaynaklardan veya uzman araştırmalardan elde edilebilir.

20-  Kars Sarayları

Kars Sarayları

Kars, tarihi ve kültürel zenginlikleri ile ünlü bir şehir olduğundan, bu şehirde yer alan saraylar da büyük bir tarih ve öneme sahiptir.

Beylerbeyi Sarayı: Kars Kalesi'nin eteğinde bulunan Beylerbeyi Sarayı, Lala Mustafa Paşa tarafından 1579 yılında inşa edilmiştir. Bu saray iki katlıdır ve tamamen düzgün kesme bazalt taşından yapılmıştır. Sarayın asıl girişi batı istikametindedir, ancak zamanla ahşap tavanı tamamen yıkılmıştır. Beylerbeyi Sarayı, tarih boyunca farklı amaçlar için kullanılmıştır, örneğin Sancak Konağı ve Hükümet Konağı olarak hizmet vermiştir.

Selçuklu Sarayı: Kars'ın kuzeybatısındaki sarp bir kayalık üzerine inşa edilen Selçuklu Sarayı'nın kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte, muhtemelen 1064 yılında Selçuklular'ın Ani'yi fethettikten sonra şehirde başlatılan imar çalışmaları sırasında inşa edilmiştir. Orijinali iki katlı olan bu sarayın ahşap birinci katı zamanla yok olmuş, günümüze sadece zemin katı ve bodrum katı ulaşmıştır. Saray, özellikle giriş kapısındaki yıldız motiflerinin güzel taş işçiliği ile dikkat çekmektedir.

Bu saraylar, Kars'ın tarihini, kültürünü ve mimarisini anlamak için önemli tarihi eserlerdir. Her biri farklı dönemlere ait izler taşır ve ziyaretçilere şehirdeki tarihi atmosferi deneyimleme fırsatı sunar. Sarayların tarih ve mimari detayları yerel kaynaklardan veya uzman araştırmalardan daha fazla bilgi edinmek için incelenebilir.

21-  Aziz Prkich Kilisesi

 Aziz Prkich Kilisesi

Aziz Prkich Kilisesi, Ani ören yerinin güneydoğusunda ve büyük katedrale yakın bir konumda bulunmaktadır. Bu, kilisenin Ani'nin tarihi merkezine yakın olduğunu gösterir.

İnşa Tarihi: Kilise, M.S. 1036 yılında Kral III. Sembat tarafından inşa edilmiştir. Bu nedenle kilisenin binayı yaptırmış olan hükümdar ve döneminin önemli olayları hakkında tarihsel bir bağlam sunar.

Mimari Özellikler: Aziz Prkich Kilisesi, dairesel bir plana sahiptir. Bu, kilisenin mimari tasarımının dönemin karakteristik özelliklerini yansıttığını gösterir. Ayrıca kilise, inşa edildiği döneme ait mimari detayları ve dekoratif öğeleri içerebilir.

Tarihi Değişiklikler: Kilise, zaman içinde çeşitli onarımlar ve restorasyonlar geçirmiştir. 1291 ve 1342 yıllarında Atabekler tarafından restore edildiği bilinmektedir. Ancak 1930'lu yıllarda yıldırım düşmesi sonucu kilisenin yarısı yıkılmıştır.

Aziz Prkich Kilisesi, Kars'ın tarihi ve dini mirasının bir parçası olarak bugün hala ayakta duran önemli bir yapının kalıntısıdır. Bu kilise, tarih, mimari ve sanat tarihine ilgi duyanlar için keşfedilmeyi bekleyen bir hazinedir. Kilisenin tarihi ve mimari detaylarını daha fazla inceleyerek, Ani'nin geçmişine daha fazla ışık tutabilirsiniz.

22-  Eski Öğretmenevi

Eski Öğretmenevi

Eski Öğretmen Evi, Kars'ın Yusufpaşa Mahallesi'nde Halitpaşa Caddesi üzerinde yer almaktadır. Bu konum, binanın şehir merkezinde yer aldığını gösterir.

Tarihi: Bina, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında Kars'ın Rus işgali altında bulunduğu dönemde inşa edilmiştir. Bu dönemde Ruslar tarafından başlatılan imar çalışmaları sırasında Baltık mimari tarzına uygun olarak yapılmıştır.

Mimari Özellikler: Eski Öğretmen Evi, üç katlı bir yapıdır ve dikdörtgen bir plana sahiptir. Dış cephe duvarları düzgün kesme bazalt taşından inşa edilmiştir. Binanın giriş cephesi kuzey istikametindedir ve bu cepside iki giriş kapısı bulunmaktadır. Ayrıca birinci katta 6 pencere, ikinci katta ise 8 pencere bulunmaktadır. Binanın batı cephesinde her katta 6 pencere mevcuttur.

Süslemeler: Binanın dış cephesinde dikkat çeken detaylar bulunmaktadır. Çatı alanlıklarında kartuş süslemeler ve pencere üstlerinde bitkisel motifli süslemeler yer almaktadır.

Kullanım Tarihi: Eski Öğretmen Evi, Cumhuriyetin ilanından sonra Hazine mülkiyetine geçmiş ve bir dönem Ziraat Bankası binası olarak kullanılmıştır. Daha sonra Öğretmen Evi olarak düzenlenmiş ve 2005 yılında Kafkas Üniversitesi'ne tahsis edilmiştir.

Koruma Durumu: Bina, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Bu, binanın tarihi ve mimari önemini vurgular.

Eski Öğretmen Evi, Kars'ın tarihi dokusunu ve geçmişini yansıtan önemli bir yapının temsilcisidir. Restorasyon çalışmaları ve koruma önlemleri sayesinde bu bina, gelecek nesillere aktarılmak üzere korunmuş ve değerli bir kültürel miras olarak korunmuştur.

23-  Serka Binası

Serka Binası

Serka Binası, Kars'ın tarihi ve mimari zenginliklerinden biri olarak dikkat çekiyor. 

Mimari Tarzı: Serka Binası, Baltık mimari tarzında inşa edilmiştir. Bu tarz, genellikle Kars ve çevresindeki bölgelerde görülen bir mimari tarzdır.

Yapı Katları: Bina toplamda iki katlıdır. İki katlı yapısıyla dikkat çeker.

Süslemeler: Bina, kuzey ve batı cephe duvarlarında bordür ve yalancı sütunlarla süslenmiştir. Bu süslemeler, mimari tarzın karakteristik özelliklerini yansıtmaktadır.

Kullanım Tarihi: Serka Binası, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren Kars Ordu Evi olarak kullanılmıştır. Daha sonra 1990 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na devredilmiştir. Günümüzde ise Serka Binası olarak kullanılmaktadır.

Serka Binası, Baltık mimari tarzının özelliklerini taşıyan ve şehirdeki tarihi dokuya katkı sağlayan önemli bir yapıdır. Bu tür binalar, Kars'ın tarihi ve kültürel mirasını koruma çabalarının bir parçası olarak büyük bir öneme sahiptir.

24-  İç Kale

İç Kale, M.S. 4. yüzyılın sonlarında Karsaklılar tarafından inşa edilmiştir. Tarihi oldukça eskidir ve Kars'ın tarihi dokusunun önemli bir parçasını oluşturur.

Yapı Malzemesi: İç Kale ve çevresindeki yapılar, yöreye özgü volkanik tüf taşından inşa edilmiştir. Bu taş, o dönemde yaygın olarak kullanılan bir yapı malzemesidir.

Yapılar: İç Kale içerisinde, surlar ve iç kısımda yer alan kilise ve saray kalıntıları bulunmaktadır. Ancak zamanla toprak altında kalan diğer yapıların kalıntıları da vardır.

Konumu: İç Kale, mekansal savunmaya uygun bir arazi üzerine kurulmuştur. Bu nedenle Ani Antik Şehri'ne göre ulaşılması daha zor bir yerdedir.

Ulaşım: İç Kale'ye ulaşmak için Ebû’l Manuçehr Camisi'nin önünden geçen yolun güneybatıya uzanan kısmındaki patika bir yolu kullanabilirsiniz.

İç Kale, Kars'ın tarihini ve kültürel mirasını anlamak için önemli bir yapının kalıntılarıdır. Tarihi ve arkeolojik açıdan büyük bir değere sahiptir.

25-  Menuçehr Cami

Menuçehr Cami

Menuçehr Camii, Ani Ören Yeri'nde bulunan önemli bir Selçuklu dönemi yapısıdır. İşte Menuçehr Camii hakkında bazı önemli bilgiler:

Yapı Sahibi: Menuçehr Camii, Selçuklu döneminde Ani şehrinin fethinden sonra Ebû'l Menuçehr Bey tarafından yaptırılmıştır. Bu nedenle ismini bu şahıstan almıştır.

Yapım Tarihi: Cami, 11. yüzyılın ortalarında inşa edilmiştir. Selçuklu döneminin en eski Selçuklu eserlerinden biri olarak kabul edilir.

Mimari Tarz: Menuçehr Camii, tamamen tüf taşı kullanılarak inşa edilmiştir. Selçuklu mimarisinin karakteristik özelliklerini taşır.

Plan: Cami, dikdörtgen bir plana sahiptir. Harim, beş sütunla üç sahına ayrılmıştır. Bu sahnelerin içindeki bölümler kare planlıdır ve farklı şekillerde tasarlanmış tonozlarla kapatılmıştır.

Girişler: Camiye iki ayrı kapı ile girilebilir. Bunlardan biri kuzeybatı köşede bulunan ana giriştir, diğeri ise kuzey cephede yer alan minareye açılan kapıdır.

Minare: Camiye eklenmiş sekizgen planlı bir minaresi bulunur. Minarenin gövdesi, köşeleri pahlanmış sütun başlıklarına oturan ayaklar üzerindedir. Bu minarenin yapısında da Selçuklu dönemi mimarisinin izleri bulunur.

Menuçehr Camii, Ani Ören Yeri içindeki önemli yapılardan biridir. Hem tarihi hem de mimari açıdan büyük bir değere sahiptir ve Ani'nin zengin tarihini anlamak için önemli bir kaynaktır.

Doğal Güzellikler, Park ve Bahçeler

1-     Kuyucuk Kuş Cenneti

Kuyucuk Kuş Cenneti

Kuyucuk Kuş Cenneti, Kars'ın doğal güzelliklerinden biridir ve bölgedeki önemli bir sulak alandır. Göz alıcı güzellikteki Kuyucuk Gölü, yaklaşık 182 farklı kuş türünün yaşadığı bir doğal yaşam alanıdır. Bu çeşitlilik, Kuyucuk Gölü'nü bir kuş gözlemcisi ve doğa severler için çekici bir destinasyon haline getirir.

Kuyucuk Gölü, 2009 yılında Türkiye'nin 13. Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Ramsar, uluslararası öneme sahip sulak alanları koruma ve sürdürülebilir kullanım amacıyla tanımlayan bir anlaşmadır. Bu statü, gölün doğal zenginliklerini ve ekosistemini koruma altına alır.

Bu muazzam kuş cenneti, yıl boyunca kuş gözlemcileri ve doğa tutkunları için cazip bir yerdir. Göçmen kuşların uğrak noktalarından biri olan Kuyucuk Gölü, kuşların dinlenip beslenmeleri için önemli bir durak olarak hizmet verir. Bölgede gözlemlenebilecek kuş türleri arasında flamingolar, pelikanlar, leylekler, martılar ve daha birçok farklı tür bulunur.

Kuyucuk Kuş Cenneti, sadece kuş gözlemcileri için değil, aynı zamanda doğanın tadını çıkarmak isteyen herkes için harika bir doğal alan sunar. Yürüyüş yapabilir, piknik yapabilir ve doğanın sessizliğinin keyfini çıkarabilirsiniz.

Kuyucuk Kuş Cenneti, doğal çevrenin korunmasına ve doğal yaşamın sürdürülebilirliğine katkıda bulunan önemli bir koruma alanıdır ve bu nedenle ziyaretçilere bu alanın hassasiyetine saygı göstermeleri çağrısında bulunur.

2-     Çıldır Gölü

Çıldır Gölü

Çıldır Gölü, Doğu Anadolu'nun önemli doğal güzelliklerinden biridir ve Ardahan ile Kars illeri arasında yer almaktadır. Bu büyüleyici göl, Doğu Anadolu'nun en büyük ikinci tatlı su gölüdür ve Türkiye'nin gözde doğal turistik destinasyonlarından biridir.

Çıldır Gölü, 123 kilometrekarelik bir alanı kaplar ve deniz seviyesinden yaklaşık 1,959 metre yüksekte yer alır. Bu gölün en belirgin özelliklerinden biri, kış aylarında donmasıdır. Bu dönemde gölün yüzeyi buzla kaplanır, bu da farklı türde kış aktiviteleri için harika bir ortam sunar.

Yaz aylarında Çıldır Gölü, göl üzerinde tekne turları gibi aktiviteler için popüler bir destinasyondur. Gölde gezinti yapmak, gölün etrafındaki doğal güzellikleri keşfetmek ve kuş gözlemi yapmak için mükemmel bir mekan sunar. Özellikle flamingoların ve diğer su kuşlarının göç dönemlerinde bu gölü ziyaret ettiğini gözlemlemek ilginç bir deneyim olabilir.

Kış aylarında, buz tutmuş göl yüzeyi üzerinde yürüyüş yapabilirsiniz. Ayrıca atlı kızaklarla gezip eğlenceli anlar yaşayabilirsiniz. Çıldır Gölü'nde en dikkat çekici aktivitelerden biri, balıkçıların buzun altında aynalı sazan balığı yakalamak için yaptığı çalışmaları izlemektir.

Kars Valiliği tarafından Çıldır Gölü'nün Arpaçay ilçesinde yer alan Arpaçay Kütük Ev, bölgedeki ziyaretçilere hizmet veren butik bir otel, cafe ve restoran olarak kullanılmaktadır. 2017 yılında hizmete açılan bu tesis, doğal güzelliklerin tadını çıkarırken konforlu bir konaklama deneyimi sunar. Çıldır Gölü bölgesini ziyaret etmek isteyenler için bu tesis, dinlenmek ve yöresel lezzetleri denemek için mükemmel bir yerdir.

3-     Mağaralar

Mağaralar

Kars ilinin çeşitli bölgelerinde yer alan mağaralar ve yazılıkayalar, bölgenin tarih öncesi ve tarihi dönemlerine ait önemli buluntulara ev sahipliği yapmaktadır.

Çamuşlu Köyü Mağaraları: Çamuşlu Köyü ve çevresindeki mağaralar, tarih öncesi dönemlere ait buluntular içermektedir. Üst Paleolitik ve Alt Paleolitik dönemlere ait taş araçlar, ocak yerleri ve şölen tipi el baltaları bu mağaralarda bulunmuştur.

Tombul Tepe Mağarası: Kars ilinde yer alan Tombul Tepe Mağarası, tarih öncesi dönemlere ait buluntular içermektedir. Bu mağarada da Üst Paleolitik döneme ait kalıntılar bulunmuştur.

Kurbanağa Mağarası: Kurbanağa Mağarası, M.Ö. 10.000 yılına tarihlenen Alt Paleolitik döneme ait taş araçlar ve ocak yerleri içermektedir. Ayrıca mağara duvarlarında tünç çağına ait çanak-çömlek ve avlanma araçlarını gösteren duvar resimleri bulunmaktadır.

Yazılıkaya: Yazılıkaya, bazalt bir kayanın üzerine yapılmış olan yazılıkaya bir tür kaya oyma sanatıdır. Büyük ve küçük olmak üzere iki pano bulunur. Bu panolarda insan ve hayvan figürleri ile kale benzeri motifler bulunmaktadır.

Bu mağaralar ve yazılıkayalar, bölgenin tarih öncesi ve tarihi dönemlerine ışık tutan önemli arkeolojik alanlardır. Buradaki buluntular, bölgenin geçmişi ve yerel kültürü hakkında önemli bilgiler sunar. Ayrıca bu alanlar, ziyaretçilere tarih öncesi dönemlerin izlerini sürme ve tarihi keşfetme fırsatı sunar.

4-     Kayak Merkezleri

Kayak Merkezleri

Kars-Sarıkamış Kayak Merkezi, Kars iline 54 kilometre, Erzurum'a ise 153 kilometre uzaklıktadır. Kars Havaalanı'na yaklaşık 40 dakikalık bir mesafededir.

Yükseklik: Merkez, 2200 ile 2900 metre arasında değişen yüksekliklere sahip bir plato üzerine kurulmuştur.

Kapalı Kar Süresi: Normal kış koşullarında Sarıkamış'ta yılın yaklaşık 4 ayı, 8 ila 120 santimetre kalınlığında karla kaplıdır. En uygun kayak mevsimi genellikle 10 Aralık ile 10 Nisan tarihleri arasındadır.

Kayak ve Snowboard: Sarıkamış, kayak ve snowboard sporları için ideal bir ortam sunmaktadır. Alp ve Kuzey Disiplini kayakları, kayak safarileri ve kızaklı geziler gibi farklı kış aktiviteleri burada yapılabilmektedir.

Telesiyej ve Pistler: Sarıkamış kayak alanında 2 adet telesiyej tesisi bulunmaktadır. Ayrıca 5 farklı pist mevcuttur.

Konaklama: Sarıkamış'ta toplamda 1037 yatak kapasitesine sahip 15 turizm işletme belgeli tesis bulunmaktadır.

Diğer Aktiviteler: Sarıkamış, kış sporlarının yanı sıra piknik ve mesire alanları ile ünlüdür. Bu nedenle yaz aylarında da ziyaretçiler çekmektedir.

Sarıkamış Kayak Merkezi, Türkiye'nin önemli kış turizmi merkezlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Kar kalitesi, geniş pist seçenekleri ve güzel doğal çevresiyle ziyaretçilere keyifli bir kayak deneyimi sunmaktadır.

Kars’ta Ne Yenir?

Kars Kazı

Kars, tarihi ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra çeşitli bir mutfağa ev sahipliği yapan bir şehirdir.

Doğu Ekspresi ile Kars'a yapacağınız kısa bir tren turu, şehrin önemli noktalarını keşfetmek için harika bir fırsattır.

Kış sporları için ideal bir destinasyon olan Kars, aynı zamanda tarihi mekanlar, müzeler ve doğal güzelliklerle çevrili bir şehirdir.

Sabah Kahvaltılarına Lezzet: Feselli

Feselli, sabah kahvaltılarının vazgeçilmez bir lezzetidir.

Hem tavada hem de sacda hazırlanabilen bu hamur işi, peynir, zeytin ve çay ile servis edilerek kahvaltılara renk katar.

Tatlı ve Tuzlu Lezzet: Kars Kete

Kars Kete, tatlı veya tuzlu olarak hazırlanabilen ve damaklarda unutulmaz bir iz bırakan bir lezzettir.

Kars Kazı: Kışın Lezzeti

Kars'ta ünlü olan bir başka lezzet, kaz eti ile yapılan Kars Kazıdır.

Özellikle kış aylarında tercih edilen bu yemek, yanında servis edilen pilavla mükemmel bir kombin oluşturur.

Katmer: Hamurun Enfesi

Kars'ta sıkça rastlanan bir hamur işi olan Katmer, sadece bulgur, su, yağ ve yoğurttan yapılan basit ama doyurucu bir yemektir.

Börek Keyfi: Kars Gravyerli Börek

Kars Gravyeri ile hazırlanan börekler, günün her saati yenmeye hazır nefis atıştırmalıklardır.

Balın İncisi: Kafkas Arısı Çiçek Balı

Kars'a özgü Kafkas Arısı Çiçek Balı, beyaz-amber tonlarındaki rengi ve boğazı yakmayan dokusuyla ünlüdür.

Tatlı Durağı: Hasuda Tatlısı

Hasuda tatlısı, şeker, su, un ve tereyağı gibi basit malzemelerle hazırlanan ve uzun süre damaklarda tat bırakan bir tatlıdır.

Sıcacık Çorba: Hörre

Soğuk günlerin vazgeçilmezi olan Hörre, un, yağ, tuz, karabiber ve salça gibi malzemelerle yapılır.

Umaç Helvası: Tatlı Bir Kapama

Kars'ın Umaç Helvası, lezzetli bir tatlı alternatifidir.

Kars'a Özgü Kuymak

Kars'ta yapılan kuymak, diğer bölgelerdeki kuymaktan farklı bir tarife sahiptir.

Çeçil Peyniri: Süt Ürünlerinin İncisi

Büyük ve küçükbaş hayvancılığın yoğun olduğu Kars'ta üretilen Çeçil peyniri özellikle dikkat çeker.

Piti Kebabı: Lezzetin Zirvesi

Kuzu etinin nohut, domates, biber ve zerdeçal ile harmanlandığı Piti Kebabı, Kars mutfağının önemli bir parçasıdır.

Sinor (Silor veya Ziron): Ramazan Sofralarının Vazgeçilmezi

Yufkanın üzerine yoğurt, tereyağı ve baharatlar eklenerek hazırlanan Sinor, özellikle Ramazan ayında sıkça tercih edilir.

Kıymasız Mantı: Unutulmaz Bir Lezzet ‘’Hangel’’

Kare şeklinde kesilmiş hamurun üzerine yağda kavrulmuş soğan ve salçalı sos eklenerek yapılan kıymasız mantı, Kars'ın özgün tatlarından biridir.

Kars'ın zengin mutfağı, bu lezzetlerle dolu bir tatil deneyimi sunar ve şehri ziyaret edenleri unutulmaz bir tatlı ve tuzlu yolculuğa çıkarır.

Türkiyenin Gezginleri

Türkiyenin Gezginleri

Üyelik Tarihi: 30/05/2019

 

Yorum yapmak için giriş yapınız.